Kredi borçlusunun kendisine noter aracılığıyla gönderilen hesap özetine 8 gün içinde itiraz etmemesi (ya da 8 günden sonra itiraz etmiş olması) halinde, ihtarda belirtilen borç miktarının kesinleşeceği—
İpotekli taşınmaz malikine ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından, hakkında icra takibi yapılamayacağı—
Noterlerin Tebligat Kanununun 35. maddesine göre işlem yapamayacakları fakat «ilanen tebligat» yapmalarını engelleyen bir hüküm de bulunmadığı-
Takip dayanağı ipoteğin kesin ipotek (karz ipoteği) olmayıp, teminat (limit) ipoteği olması halinde, İİK. 150ı maddesi uyarınca takip yapılarak borçluya «örnek 6 icra emri» gönderilebilmesi için borçluya «hesap özeti» ile «hesap kat ihtarı»nın gönderilmiş olmasının zorunlu olduğu—
İİK. 150ı uyarınca bankanın taraf olduğu uyuşmazlıklarda icra mahkemesince «hukukçu», «bankacı» ve «muhasebeci»den oluşturulacak üç kişilik bir bilirkişi kurulu aracılığıyla dosya ve banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması gerekeceği—
İpoteğin «kesin borç ipoteği» niteliğinde kurulmadığı hallerde, İİK’nun 150ı maddesindeki koşullar yerine getirilmeden -borçluya daha önce «hesap kat ihtarı» ve «hesap özeti» gönderilmeden- «örnek: 9 ödeme emri» yerine «örnek: 6 icra emri» gönderilmek suretiyle takip yapılmış olması halinde, borçlunun şikayeti üzerine «takibin iptaline» değil «örnek: 9 ödeme emri gönderilmek üzere, örnek: 6 icra emri’nin iptaline» şeklinde karar verilmesi gerekeceği—
Hesap özetine süresinde itiraz etmemiş olan borçluların daha sonra faize yönelik şikayetlerinin dinlenmeyeceği—
Limit ipoteklerine dayalı takiplerde, alacaklının limiti aşan alacak yönünden genel haciz yoluyla takipte bulunabileceği—