Taraflar arasında cari hesap, kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen bir ilişki bulunmaması halinde -örneğin; finansal kiralama ilişkisinden doğan borç için kurulmuş teminat ipoteğine dayalı olarak- borçlular hakkında İİK. 150ı uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağı—
İİK. 150ı uyarınca, «hesap özeti»nin, sadece borçluya tebliğinin yeterli olduğu, ipotek veren üçüncü kişiye de tebliğinin gerekmediği—
Alacaklı bankanın gönderdiği «hesap özeti»ne süresi içinde borçlunun itiraz etmiş olması halinde, hemen «icra emrinin iptaline» karar verilemeyeceği, icra mahkemesinde, alacaklı bankanın, kredi hesabından borçluya ödediği paralar hakkında, borçluyu bağlayacak -dahili çek, kasa tahsil fişi vb. gibi- belgeleri sunması halinde bunların borçluya gönderilerek, bunlar ve banka kayıtları üzerinde İİK. 68b çerçevesinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekeceği—
Noterlerin Tebligat Kanununun 35. maddesine göre işlem yapamayacakları fakat «ilanen tebligat» yapmalarını engelleyen bir hüküm de bulunmadığı-
«Asıl borçlu» takipte taraf olarak gösterilmeden, sadece «müşterek ve müteselsil borçlu» ve «ipotek veren» hakkında, asıl borçludan bağımsız olarak takip yapılamayacağı—
Alacaklı bankanın gönderdiği «hesap özeti»ne sekiz gün içinde itiraz etmemiş olan borçluya «örnek 6 icra emri» gönderileceği ve icra mahkemesince borç miktarı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılamayacağı—
Borçlunun İİK. 150ı maddesi uyarınca gönderilen hesap özetine süresi içinde itiraz etmemiş olması halinde, hesap özetindeki borç miktarının kesinleşmiş olacağı—