Doğal afet durumunda, ihalenin feshine konu taşınmaz için kıymet takdiri süresinin durması-
İcra müdürlüğünce kıymet takdiri yapılmayan taşınmazların, kıymet takdirinin yapılması istemine yönelik şikayetin reddine ilişkin karar, İİK'nun 128/a maddesinde belirtilen ve İİK'nun 363.maddesi kapsamındaki kıymet takdirine ilişkin şikayet niteliğinde olmadığından; kararın konu itibari ile kesin olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine ilişkin kararın isabetli olmadığı-
Kesinleşen kıymet takdirinden sonra 2 yılın geçmesi halinde bu kıymet takdirine dayalı olarak ihalenin yapılamayacağı- Somut olayda yeniden kıymet takdiri yapılarak satışa gidilmemiş olsaydı ihale tarihi (28/06/2022) ile ilk kıymet takdiri keşif tarihi (30/01/2020) arasında iki yıllık sürenin geçeceği, kaldı ki, ihalenin feshini talep eden şikayetçi borçlu olduğundan, alacaklının yeniden kıymet takdiri talebi üzerine icra müdürlüğünce yapılan son kıymet takdiri ile taşınmazın satışa esas değeri daha da artmış olup bu durum borçlunun menfaatine olduğu gibi, borçlu tarafından da bu husus fesih nedeni olarak ileri sürülmediğinden re'sen değerlendirilemeyeceği-Kıymet takdirinin tebliğ edilmediği/usulsüz tebliğ edildiğinin ancak ilgilisi tarafından ileri sürülebileceği, kıymet takdirinin tebliğ edilmemesinin de tek başına ihalenin feshi nedeni olmadığı- Belediye tarafından tellâl gönderilmezse, bu durumun tutanakla tespit edileceği ve öncelikle icra görevlisi bulunmadığı takdirde adliye görevlilerinden bir kişinin telal olarak görevlendirileceği, bu şekilde hareket edilmeyerek yetkili olmayan bir kişinin tellâl sıfatı ile hazır edilerek ihalenin yapılmasının ihalenin feshi sebebi olduğu- İhale konusu taşınmaz davacı borçluya ait taşınmaz olup davacı borçluya karşı takip işlemlerine devam edilebilmesi için diğer borçlu/borçlular hakkındaki takibin kesinleşmesine gerek bulunmadığı, satış dosyasındaki diğer ilgililere yapılan tebliğler sadece muhatabını ilgilendiren bir işlem olup; satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edildiği hususunu da ancak kendisine tebligat yapılmadığını iddia eden ilgilisi tarafından bizzat ileri sürülebileceği-Satışın İİK'nın 123. maddesindeki süreye uyulmadan yapıldığına yönelik iddianın ihalenin feshi nedeni olmadığı- Satış kararında satış ilanının bir gazetede ilan edilmesine karar verildiği, Basın İlan Kurumu'na yazılan yazıda ilanın tirajı 50.000'in üzerindeki, yurt düzeyinde dağıtımı yapılan bir gazetede yapılmasının istendiği, satış ilanının Milat Gazetesi'nde yayımlandığı, Basın İlan Kurumu'na Dairemizce yazılan müzekkere cevabına göre ilan tarihindeki tirajının 50.838 adet olduğu, yapılan ilanın ihale tarihinden en az bir ay önce yayımlandığı ve tirajının yeterli olduğu- 100. madde bilgilerinin toplanmadığına ilişkin iddianın ihalenin feshi nedeni olmadığı- Re'sen incelenmesi gereken sebepler yönünden yapılan incelemede; satış bedelinin taşınmaza takdir edilen ve kesinleşen muhammen bedellerinin %50'si ile satış masraflarını karşıladığı, ihalenin kıymet takdirinin yapıldığı tarihinden itibaren 2 yıl içinde yapıldığı, ilanların süresinde olduğu ve yapılması zorunlu ilanların yapıldığı, ihalenin ilan edilen gün ve yerde yapıldığı, başlangıç ve bitiş saatlerine uyulduğu, bu şekilde re'sen incelenmesi gereken hususlarda da ihalelerin feshini gerektiren bir nedenin bulunmadığı- Yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7443 s. Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri, dava ve birleşen davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmaması ve Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi nazara alınarak davacı aleyhine ihale bedelinin % 5'i oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği-
Şikayet dilekçesinde "vekile satış ilanının tebliğ edilmediği" ileri sürülmemiş olsa da borçlu tarafından maddi vakıa olarak açıkça satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinin ileri sürülmesi yeterli olduğu- Borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
İcra müdürlüğünün kıymet takdiri işlemine (raporuna) karşı, icra mahkemesinde süresinde (yedi gün içinde) şikâyet yoluna başvurmayan ilgilinin (meselâ borçlunun), kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini isteyemeyeceği, buna karşılık, icra müdürlüğünün kıymet takdiri işlemine karşı yedi gün içinde şikâyet yoluna başvurulmuş ise, icra müdürlüğünün ve icra mahkemesinin yaptırmış olduğu kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshinin talep edilebileceği - Usulsüz tebligatlar nedeniyle kıymet takdirine itiraz hakkını kullanamayan borçlunun kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edebileceği-
Şikâyetçi borçluya kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğinin usulsüz olması durumunda, borçlunun satışa esas alınan kıymet takdirinden, satış ilanı tebliği ile de haberdar olmayacağı-  Usulsüz tebligatlar nedeniyle kıymet takdirine itiraz hakkını kullanamayan borçlunun icra müdürlüğünün yaptırmış olduğu kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edebileceği- Fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazların, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek taşınmazın tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği- İhale bedeli, muhammen bedelin üzerinde olsa da satışa esas muhammen bedelin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının incelenmesi gerektiği ve bu aşamada ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediği ve borçlunun hukuki yararının bulunmadığının söylenemeyeceği- Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürdüğü kıymet takdirine ilişkin itirazı konusunda keşif ve bilirkişi incelemesiyle taşınmazın değerinin tespit edilerek bir karar verilmesi gerektiği- "İhalenin feshi incelemesinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmadığı, satışa hazırlık aşamasındaki usulsüzlükler nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği" şeklindeki BAM direnme kararının isabetli bulunmadığı-
Borçlu tarafından açılan kıymet takdirine itiraz davası sonucunda mahkemece, şikayete konu taşınmazın muhammen bedelinin 12.222.700,00 TL olarak tespit edildiği, taşınmazın 05.10.2020 tarihli ihalede 6.500.000,00 TL bedel ile ihale edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde fesih nedeni olarak ileri sürdüğü kıymet takdirine ilişkin itirazları değerlendirilerek mahkemece alınan 03.05.2023 tarihli ek raporda ise taşınmazın değerinin 15.200.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşıldığından, tespit edilen değerin ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Kıymet takdirine itiraz davasının icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayet olduğu, mahkemece yapılacak iş, icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığının denetlendiği, dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile icra müdürünün kıymet takdiri yaptığı keşif tarihi itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetleyebileceği- Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesinin mümkün olduğu- Tespit edilecek bu değerin İİK 128/a-3' deki iki yıllık sürenin hesabında esas alınacağı-
Taşınmazın muhammen bedelinin, taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığının bilirkişilerden rapor alınarak belirlenmesi gerekeceği-
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesinin mümkün olduğu- Bu durumda mahkemece borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-