Her ne kadar mahkemece, bilirkişi raporu alınarak şikayete konu taşınmazın satışa esas alınan muhammen değerinin gerçeğe uygun olup olmadığı hususunda tespit yapılmış ise de; mahkemenin gerekçesinde de yerinde olacak şekilde belirlendiği üzere, şikayetçiye yapılan kıymet takdir raporu tebligatının usulüne uygun olduğu belirlendiğinden ve kıymet takdir raporunun tebliğ tarihi olan 10.02.2021 tarihinden itibaren İİK’nın 128/a maddesindeki yasal 7 günlük süre içerisinde şikayetçi borçlu tarafından kıymet takdir raporuna itiraz edilmediğinden, satışa esas alınan muhammen değerin kesinleştiğinin kabulü gerekeceği-
Asıl olan malın gerçek değerinden ihale edilmesi olup malın muhammen değerin üzerinde satılmış olması her zaman zarar unsurunun oluşmayacağı ve malın gerçek değerini bulduğu anlamında yorumlanamayacağı- Covid 19 salgını sonrası taşınır ve taşınmaz değerlerinde büyük artışlar olduğundan, şikâyetçi borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunduğu- "Borçlunun kıymet takdirine itiraz etmediği ve kıymet takdir tarihinden makul bir süre olan dokuz ay sonra taşınmazın muhammen bedelin üstünde ihale edildiği gözetildiğinde, borçlunun hukuki menfaatinin bulunmadığı, borçlunun olağanüstü koşullar nedeniyle yeniden kıymet takdiri yapılmasını talep etme hakkı varken bu hakkını kullanmayarak ihalenin feshini istemesinin açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğu" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 09.06.2016 tarihinde yapıldığı, ihalenin ise 18.10.2018 tarihinde yapıldığı, bu hususunda (birleşen) dava dilekçesinde ileri sürüldüğü, ihale tarihi itibari ile İİK'nun 128/a-2. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin geçtiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, kıymet takdirinin fiilen yapıldığı tarihten ihale gününe kadar 2 yıllık sürenin geçmiş olması nedeni ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, şikayetin reddine ilişkin kararın isabetsiz olduğu-
Doğal afet durumunda kıymet takdiri süresi-
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece alınan rapora itiraz edilmemiş olmasının itiraz üzerine verilen kararın ihalenin feshi aşamasında incelenemeyeceği anlamına gelmeyeceği- Mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde bu durumun borçlu ve alacaklı aleyhine sonuç yaratacağı ve başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Kıymet takdir raporuna itiraza ilişkin mahkemece alınan bilirkişi raporunda, 'Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne bildirilen üretim miktarlarının' dikkate alınmasının doğru olmadığı, şikayet konusu madenin rezerv değerinin, 'yıllık satış değerinin ve şikayete konu maden ruhsatının kalan süresinin ve ruhsatın uzatılması olasılığının' da dikkate alınarak, şikayetçi borçlu tarafından fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazların, yeniden uzman bilirkişilerden oluşacak bir heyet marifeti ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle anılan maden ruhsatının satışa esas alınan kıymet takdirinin yapıldığı tarih itibariyle tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalenin feshine, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği- Borçlunun taraf olduğu başkaca takip dosyalarında alınan raporlar değerlendirilmeksizin sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu-
Doğal afet durumunda, ihalenin feshine konu taşınmaz için kıymet takdiri süresinin durması-
İcra müdürlüğünce kıymet takdiri yapılmayan taşınmazların, kıymet takdirinin yapılması istemine yönelik şikayetin reddine ilişkin karar, İİK'nun 128/a maddesinde belirtilen ve İİK'nun 363.maddesi kapsamındaki kıymet takdirine ilişkin şikayet niteliğinde olmadığından; kararın konu itibari ile kesin olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine ilişkin kararın isabetli olmadığı-
Şikayet dilekçesinde "vekile satış ilanının tebliğ edilmediği" ileri sürülmemiş olsa da borçlu tarafından maddi vakıa olarak açıkça satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinin ileri sürülmesi yeterli olduğu- Borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
İcra müdürlüğünün kıymet takdiri işlemine (raporuna) karşı, icra mahkemesinde süresinde (yedi gün içinde) şikâyet yoluna başvurmayan ilgilinin (meselâ borçlunun), kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini isteyemeyeceği, buna karşılık, icra müdürlüğünün kıymet takdiri işlemine karşı yedi gün içinde şikâyet yoluna başvurulmuş ise, icra müdürlüğünün ve icra mahkemesinin yaptırmış olduğu kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshinin talep edilebileceği - Usulsüz tebligatlar nedeniyle kıymet takdirine itiraz hakkını kullanamayan borçlunun kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edebileceği-