Her ne kadar takip alacaklısı şirketin takip tarihi itibariyle taraf ehliyeti bulunmasa da, borçlunun icra mahkemesine yaptığı şikayet üzerine yapılan yargılama sırasında, ticaret sicilden terkin edilen alacaklı şirketin, ihyasına karar verildiği ve kararın yargılama sırasında kesinleştiği görüldüğünden HMK. mad.115/2 'ye göre süre verilmeden, yargılama sırasında takip alacaklısının mahkeme kararı ile yeniden ihyasına karar verildiği gözetilerek, borçlunun, alacaklının takipte taraf ehliyeti bulunmadığı yönündeki şikayetinin reddine karar verilmesi gerektiği- HMK. mad. 297 gereğince borçlunun ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği yönündeki şikayetinin esası incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Borçlu şirketin yetkili temsilcisi tarafından vekil tayin edilen kişi, şirketin yetkili temsilcisi olmayıp avukat da olmadığından, borçlu şirket adına vekaleten yaptığı itirazın geçersiz olacağı ve borçlu hakkındaki takibin kesinleşeceği-
Köy tüzel kişiliği adına dava açmak ve açılan davayı takip yetkisi ile köy aleyhine açılan davalarda köyü temsil yetkisinin köy muhtarına ait olduğu, köy muhtarının hukuki bir engelinin çıkması durumunda bu yetkinin aynı Kanunun 33/b maddesine göre köy derneğinin seçeceği temsilciye tanındığı-
HMK’nın 50. maddesinde medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın davada taraf ehliyetine de sahip olacağı, 51. maddesinde dava ehliyetinin medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği, 114/d maddesinde ise taraf ve dava ehliyetinin dava şartlarından olduğu ve 115. madde uyarınca da mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı- Davacı köyün 6360 sayılı Kanunun ilgili hükümleri gereğince tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle olarak Ö. ilçesinin belediyesine katılması nedeniyle görülmekte olan davada taraf sıfatı kalmadığı-
Şirket yönetim kurulu kararı gereği davalı şahıs, dava dışı anonim şirketinin yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak atanmış olup şirketi temsile yetkili olduğundan ve Özel hukuk tüzel kişilerinin haksız fiilleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceği düşünüldüğünde temsile yetkili kişilerin de şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsil sorumluluğunun olduğunun kabul edileceği, o halde, mahkemece davacının kaçak atık su kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borç miktarının tahsili amacıyla yapılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali isteminin esasına yönelik karar verilmesi gerekirken, davalıya husumetin yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Tüzel kişiliği olmayan "parti il başkanlığı"nın takipte borçlu olarak gösterilmesi mümkün değilse de, takibe dayanak belgelerin anılan il başkanlığı adına düzenlendiği ve kat mülkiyetine konu taşınmazın borçlu il başkanlığı tarafından kullanıldığı gözönüne alındığında borçlu tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından (HMK. mad. 124/4), mahkemece takibin "Parti Genel Başkanlığı"na yöneltilmesi için alacaklıya kesin süre verilmesi (HMK. mad. 115/2) ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekeceği-
Derneğin kendiliğinden sonra erdiğinin tespitine yönelik davada derneği temsil edenin, derneği temsile yetkili olduğuna ilişkin yönetim kurulunca verilmiş yetki belgesi veya bu hususta yönetim kurulunca alınan bir karar örneği de ibraz edilememiş olduğundan, davanın yönetim kurulu üyelerinin tamamına yöneltilmesi ve gösterdikleri takdirde delillerinin toplanıp değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken taraf teşkili tamamlanmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Alacaklı tarafından tüzel kişiliği olmayan Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'nün bağlı olduğu Rektörlük yerine Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olup, alacaklının HMK.nun 124/3-4. maddesi uyarınca taraf değişikliği yapmak suretiyle bu yanlışlığı düzeltmesinin mümkün olduğu-
Tüzel kişilerin, organın görevi sırasında sebebiyet verdiği haksız fiillerden de sorumlu tutulacağı; bunun için, mülga 818 s. BK 41'deki şartların gerçekleşmesi gerekeceği; böyle bir durumda, zarar gören üçüncü kişiye karşı hem tüzel kişinin (organın haksız fiili tüzel kişinin haksız fiili sayıldığı için); hem de organı oluşturan gerçek kişilerin sorumlu olacağı-
Tüzel kişiliği olmayan devlet hastanesinin takipte borçlu olarak gösterilemeyeceği-  Takip tarihi itibariyle olayda kıyasen uygulanması gereken HMK m. 124/4 uyarınca, takibe dayanak faturaların anılan hastane baştabipliği adına düzenlendiği göz önüne alındığında borçlu tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından takibin Sağlık Bakanlığı'na yöneltilmesi için alacaklıya kesin süre verilmesi gerektiği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor