Menfi tespit davası sırasında verilen ihtiyati tedbir talebine ilişkin itirazda; TTK'nin 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olup, bu şartın özel kanunla yapılan düzenleme olduğu, maddenin açık düzenlemesi karşısında sonradan giderilebilir niteliği olmadığı, dava açılmadan evvel arabuluculuk yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla mahkemece usule uygun açılan dava olmadığı gözetilerek ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Takip talebinde davacının asıl alacak ve mahrum kalınan kar payı olmak üzere toplam talep ettiği ancak ödeme emrinde asıl alacak ve yeni alacak kalemi olmak üzere toplam alacak talep edildiği, bu nedenle ödeme emrinin açıkça takip talebine aykırı düzenlendiği davada; geçerli bir ödeme emri ile geçerli bir itirazın olduğundan söz edilemeyeceği, davacının ödeme emrinin yanlış düzenlendiğini ve bilebilecek durumda olması ve yeni ve doğru ödeme emri tebliğini isteme imkanı varken eldeki davayı açmakta kusurlu olduğu kanaatine varıldığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/a maddesinin 13. fıkrası ile 6100 sayılı HMK'nin 326. maddesi uyarınca arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye ödenmesine karar verilmesi gerektiği-
Elektrik aboneliği sözleşmesi uyarınca ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde yapılan itirazın iptali istemine ilişkin uyuşmazlıkta; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan bu davanın ticari dava sayıldığı, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalar açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, ancak arabuluculuk dava şartının eldeki davada yerine getirilmemesi nedeniyle Mahkemece 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Davacı vekilinin arabuluculuk görüşmelerine katıldığı, davalılara kargo yoluyla belirtilen adres ile ticaret sicilindeki adreslerine davetiye gönderildiği, ayrıca mevcut telefonları arandığı gibi toplantının yapıldığı gün ve saatinin SMS yolu ile bildirildiği halde gönderilen davetin iade geldiği, gönderilen SMS'lere yanıt verilmediğinden anlaşmama tutanağının tutulduğu anlaşılmakla davalıların buna yönelik istinaf başvurularına itibar edilmeyeceği- Kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olarak başlatılması gerektiği-
Davalıya gönderilen üçüncü haciz ihtarnamesi tebliği tarihinde menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmadığından, başvurunun işleyen süreleri durdurmayacağı-
Arabuluculuk anlaşma belgesinin, arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun olarak yürütülmemesi sebebiyle geçersiz olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği-
Davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunup bulunmadığı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı dava konusu alacaklardan davalıların sorumluluklarına ilişkin uyuşmazlıkta; tarafların dava şartı olan arabuluculuk kapsamında arabuluculuk faaliyetinde bulundukları, davalıların sürece katıldığı ve sürecin sonunda anlaşamadıkları, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda arabuluculuk giderinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de ilamda yer verilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca arabuluculuk gideri yargılama gideri olup anlaşmaya varılamaması hâlinde ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığı, Hukuk Muhakemesi Kanunu’nda davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı, yapılan açıklamalar doğrultusunda kısmen kabul kararı verilen eldeki davada, arabuluculuk giderinin tarafların haklılık durumuna göre paylaştırılması gerektiği-
Görevsizlik kararı üzerine görevli asliye ticaret mahkemesinde bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve görevsiz asliye hukuk mahkemesinde açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiği- "Asliye hukuk mahkemesine verilen görevsizlik kararı üzerine, henüz dosya asliye ticaret mahkemesine gönderilmeden ve görevsizlik kararı kesinleşmeden dava şartı arabuluculuğun taraflarınca yerine getirildiğine" ilişkin istinaf/temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı-
Davalı hastane ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlıkta; davacı tarafça asliye hukuk mahkemesine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı ancak tüketici mahkemesine verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan tüketici mahkemesinde esasa girilmeden önce arabuluculuk işleminin tamamlandığı böylece usul ekonomisi gözetildiğinde dava şartının yerine getirildiği-
Davalı şirkette foto muhabiri olarak çalışan davacının iş akdinin davalı şirket tarafından feshedildiği, davacının savunmasını 7 gün içinde vermesinin istendiği ancak süresinin dolması beklenmeden iş akdinin feshedildiği, davalı işverenlikçe düzenlenen bir fesih bildiriminin bulunmadığı, fesih bildiriminin işverence yazılı olarak yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde bildirilmesi gerekmekte olup anılan nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de dava 7036 sayılı Kanun'un yürürlük maddesindeki açık düzenleme gereği 01/01/2018 tarihinden önce açılmışsa boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı açısından hükümde miktar yazılmamalı sadece kaç aylık boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatı yönünden tespit şeklinde yazılması gerektiği- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 14 ve 16. fıkralarında; tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarının Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı, yine bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderlerin anlaşmaya varılamaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı düzenlendiği halde, ilk derece mahkemesince devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti ve arabuluculuk sebebiyle yapılan zorunlu giderler ile ilgili bir karar verilmemesinin yerinde olmadığı-