Hakem kararının HMK m. 439 gereğince iptali istemi- Avukatlık sözleşmesinde, uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenememesi hâlinde tahkim yoluyla çözüleceğine dair taraf iradelerinin açık olarak belirtildiği- Tahkime konu uyuşmazlığın avukatlık sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı avukatın davacıya vekaleten yerine getirmeyi üstlendiği avukatlık hizmetinin tüketici işlemi niteliğinde olmadığından tahkime elverişli olduğu- Alternatif uyuşmazlık çözüm usulü olarak önce arabuluculuk başvurusunda bulunulup anlaşma gerçekleşmediğinde sonrasında tahkim (Med-Then-Arb) yargılaması yöntemine gidilmesi mümkün olduğundan tahkime elverişli olan somut uyuşmazlıkta da terditli olarak önce arabuluculuk yoluna gidilip anlaşma sağlanmadığından sonrasında tahkim yargılamasına gidilmesinin hukuka uygun olduğu-
Dava dışı anonim şirkette davacıların murisine ait payın davalıya devri nedeniyle ödenmeyen devir bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, TBK m 147/4 uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği- 6325 s. K. m. 18/A -14 uyarınca arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamaması hâlinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan meblağın haksız çıkan taraftan tahsiline karar verilmesi gerektiği- "Dava dışı şirket esas sözleşmesinin incelenerek sözleşmede ortaklar arasında pay devrine ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığının tespiti, bu şekilde bir hükmün sözleşmede varlığı halinde davada TBK m. 147/4 maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanacağı, aksi halde uyuşmazlığın TBK m. 146'da düzenlenen 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" şeklindeki karşı oyun benimsenmediği-
Taşeron sözleşmesinden kaynaklanan tazminat isteğine ilişkin davada her iki taraf tacir olduğundan dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğu ve dava dilekçesine de arabuluculuk sonucunda anlaşılamadığına dair son tutanağın eklenmesi gerektiği- Dava açılmadan 17 dakika önce arabuluculuğa başvurulduğu ve son tutanağın da davanın açıldığı tarihten sonra düzenlendiği anlaşıldığından, davanın usulden reddi gerektiği-"Davacının davanın açıldığı aynı gün arabuluculuğa başvurduğu, mahkemece belgenin sunulması için verilen süre içinde belgenin sunulduğu anlaşıldığından, dava şartı eksikliğinin ortadan kalktığı, işin esasına girilmesi gerektiği" şeklindeki karşı oyun kabul görmediği-
TBK m. 350. uyarınca, belirli süreli konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak açılacak olan ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun; tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra diğer bir anlatımla dava açma süresi içerisinde yapılması gerektiği- (Kira davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, dava açma süresi gelmeden önce yapılamayacağı)-
Arabuluculuğun maddi hukuka ilişkin olduğu, Mahkemelerde dava açılmadan önce başvurulması gerektiği hatta bazı davalarda arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği- Tarafların tahkim iradesini açıkladıkları tahkim şartının tartışma ve karışıklığa neden olmayacak biçimde açık ve kesin olarak belirtmiş olması gerekmekte olup öncelikle arabulucuya gidileceğine dair yaptıkları anlaşma nedeniyle sözleşmeye uygulanacak hükümler bakımından kendi içerisinde kesin ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek derecede tahkim şartının düzenlenmediği bu nedenle de tahkim şartının geçersiz olduğu- İptal davasına bakan Mahkemelerce, hakem kararlarının tamamı ya da ayrılabilir bölümleri hakkında "kısmen" iptal kararı verilmesine engel bulunmadığı-
Arabulucunun yetkisine itiraz dilekçesinde "Uşak Arabuluculuk Bürosunun yetkisiz olduğu, İzmir Arabuluculuk Bürolarının yetkili olduğu" bildirilmiş olup bunun dışında 6325 s. K. ve ilgili Yönetmelik hükmünde sözü geçen "yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerin sunulmadığı" anlaşıldığından, davacı tarafça arabuluculuk bürosunun yetkisine ilişkin itirazın usulüne uygun şekilde yapılmadığı, usulüne uygun yapılmayan yetki itirazının hukuki değer taşımadığı, dayanak belge sunulmaması nedeniyle yetki itirazına itibar edilmeyerek arabuluculuk görüşmelerinin sonlandırılmasıyla son tutanağın tanziminde usulsüzlük görülmediği- "Davacı işverenin anlaşma yapılamadığına ilişkin arabulucu tarafından düzenlenen son tutanağın iptali talebiyle açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan 'usulden' reddi gerektiği, davanın 'esastan' reddinin hatalı olduğu ve kararın bu nedenle bozulması gerektiği" görüşünün ise benimsenmediği-
Arabulucunun taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirip ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirmesi gerektiği düzenlenmiş olup, davacı tarafın arabuluculuk faaliyetinden vazgeçtiğinden bahisle tutulan tutanağın dava şartını yerine getirdiğinin kabulünün mümkün görülmediği ve bu durumda, davaya dayanak olan arabuluculuk tutanağının hükümdeki koşulları taşıdığının söylenemeyeceği-
İhtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı hususu, alacak davasında ön sorun olarak incelenebileceğinden kararın miktar itibarıyla kesin olup olmadığının tespiti bakımından, hüküm altına alınan ya da reddedilen ve temyize konu edilen alacak miktarının dikkate alınması gerektiği-
İhtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı hususu, alacak davasında ön sorun olarak incelenebileceğinden kararın miktar itibarıyla kesin olup olmadığının tespiti bakımından, hüküm altına alınan ya da reddedilen ve temyize konu edilen alacak miktarının dikkate alınması gerektiği-
İhtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı hususunun, işe iade davasında ön sorun olarak inceleneceği- İşe iade davası ile ilgili hükümden ayrı olarak anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespitine (anlaşma belgesinin iptaline) ilişkin bir hüküm kurulmasının sonucu değiştirmeyeceği- Kesinlik, ön soruna göre belirlenemeyeceğinden işe iade davası mahiyeti itibarıyla kesin kabul edileceği-
