Feragat beyanı olarak kabul edilen dilekçenin düzenlendiği anda, kadının, on yedi yaşında olan ve üniversite hazırlık aşamasında olan ortak çocuğun zorunlu eğitim masrafları yönünden boşanma aşamasında olduğu eşine muhtaç olduğu ve somut olayda erkeğin ekonomik tehdidine karşı son derece savunmasız durumda kaldığı; bu nedenle kadının feragat beyanına ilişkin iradesinin; gerçekten de açık, net ve şüphe uyandırmayacak nitelikte olduğundan söz edilemeyeceği; evlilik birliği içinde edinilen araçtan kaynaklı alacak hakkının özünden feragat etme amacı taşımadığı; davacının artık değere katılma alacağının hesaplanması gerektiği- Evliliğin boşanma ile sona ermesine ilişkin karar kesinleşmeden, mal rejiminin tasfiyesi yapılamayacağı- Taraflar arasındaki evliliğin hukuken devam ettiği, dolayısıyla tasfiye davasının görülebilirlik koşulunun oluşmadığı bir tarihte yapılan beyanın; doğmamış haktan feragat niteliğinde olduğu ve eldeki davaya bir etkisinin bulunmadığı; feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-

Taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkem ...
İlgili bağlantılar