İtirazın, itiraza uğrayan asıl alacak üzerinden kaldırılarak faizin bu miktar üzerinden hesaplanması ve yine bu miktar asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Açılan dava normal bir alacak davası olduğundan, mahkemece tüm iddia ve savunmalar genel hükümlere göre incelenerek ve kiracılık ilişkisi ile alacağın varlığı her türlü delil ile ispat edilebileceği-
Dava tarihi itibariyle henüz takibin kesinleşmediği, davacı- kiracının kullandığı otelde haciz vs. gibi herhangi bir işlemin yapılmadığı, bu durumda takibin bulunduğu aşama itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun düşünülemeyeceği, mahkemece bu nedenle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekeceği-
İİK.nın 269/d maddesinin uygulanması gereken maddeler arasında gösterdiği 70.maddesine göre, 18.maddede düzenlenen, aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder hükmü ilamsız tahliye takibinde uygulanmaması, icra mahkemesinin duruşma yapması gerekeceği-
İtirazın kaldırılması ve tahliye-
İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklıya diğer tarafın talebi üzerine %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedileceği-
Alacaklı tarafından itirazın iptali ile kiralananın tahliyesi istenmiş olup, bu istem genel mahkemede görülmesi gereken dava niteliğinde olup mahkemece görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddi ile dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekeceği-
6352 Sayılı Yasanın 12. maddesi ile 2004 Sayılı Kanunun 68 nci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan "yüzde kırkından" ibaresi "yüzde yirmisinden" şeklinde değiştirilmiş olmasına göre kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
HMK.daki hükümlerin açıkça bir yollama yapmadıkça İİK.da uygulanmayacağı-
Davalı aylık kira bedelinin düşürülmesi konusunda davacı ile anlaştıklarını beyan etmiş ise de yazılı kira sözleşmesinin değiştirildiğinin ancak aynı kuvveti haiz bir belge ile kanıtlanması gerekeceği-