İCRA VE İFLÂS KANUNU > 6 - İflâs Yoliyle Takip > - III - KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ: > - B) İFLAS YOLU İLE TAKİP: > - İflas davası: > Madde 173 - a) İtiraz veya şikayet olunmaması
Kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi üzerine, davalı vekiline duruşmada depo emri tebliğ edilmiş ise de, takip konusu borç ve fer'ilerinin ne olduğu açıkça gösterilmediği, toplam borç miktarının belirtilmesi ile yetinilerek, depo emrinin yerine getirilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatına depo emrinde yer verilmediği görüldüğünden, mahkemece, İİK. mad. 173/3 ve 158'e uygun olarak, borç ve fer'ilerini açıkça gösteren ve borcun 7 gün içinde mahkeme veznesine depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği uyarısını içeren depo emrinin borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Depo emrine esas alacak ödendiği gerekçesiyle İİK'nın 173. maddesi gereği dava konusuz kaldığından karar tesisine yer olmadığına, depo emri kapsamında yatırılan miktarın davacı tarafa ödenmesine (hüküm ile temyiz arasındaki süre için bedel üzerine resen ihtiyati tedbir konulduğu ve ancak tehiri icra talepli davalı tarafça temyiz olmadığı müddetçe alacaklıya ödenmesi yolunda icra dairesine müzekkere yazılmasına) dair verilen kararın onanması gerektiği-
Mahkemece, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketlerin alacaklı olduğu miktarı, verilen kesin süreye rağmen depo etmeyen davalının iflasına karar verilmesinin isabetli olduğu-
Mahkemece, iflas davasının kabulüne dair verilen kararın Yargıtay ilamı ile itirazın kaldırılması ve iflas davasında davalının itirazını geri alması halinde, İİK. mad. 173/2 gereğince İİK. mad. 166'da öngörülen usulle iflas talebinin ilan edilerek alacaklılara müdahale ve itiraz imkanı tanınarak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 'davacı ile iflas takibini kabul eden davalı arasında gerçek bir alacak borç ilişkisi olduğunun ispat edilemediği' gerekçesiyle 'davanın reddine' karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davacı şirketlerin alacaklı olduğu miktarı, verilen kesin süreye rağmen depo etmeyen davalının İİK'nun 158. ve 173. maddeleri uyarınca iflasına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı-
Davalı borçlu hakkında yapılmış olan iflas yolu ile takibin kesinleşmiş olması ve borçlunun kendisine tebliğ edilen depo emrine rağmen, verilen süre içinde borcunu ödememesi halinde mahkemece verilen iflas kararının isabetli olduğu-