Herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, akitte gösterilen bedel ile saptanan gerçek bedel arasındaki aşırı oransızlık tek başına muvazaanın kanıtı olmayıp, tenkis koşullarının da gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükünün bunun aksini ileri süren tarafa ait olması gerekeceği-
Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükünün, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu, ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulması gerektiği, bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına geleceği, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştireceğinden senedi talil edenin, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına gireceği, senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacağı-
E.tmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde, müdahalenin olup olmadığının tespiti bakımından tanıkların dinlenmesi, böylece Türk Medeni Kanununun 6. ve 6100 sayılı HMK'nın 190. maddelerine göre iddianın ispatı imkanı tanınması ve karar verilmesi gerekeceği-
Alacak istemine ilişkin davada, T.M.K.nun 6. maddesi ve H.M.K. hükümleri gereğince, paranın ödünç olarak verildiğini ispat yükü davacıya ait olup, davacının ödünç ilişkisini müddeabihin miktarı itibariyle kesin delillerle kanıtlamakla yükümlü olduğu-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında, ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu-
Dava konusu ziynet eşyalarının davacı kadın eş ve ailesi tarafından kendi rızaları ile ve iade edilmemek üzere davacı erkek eşe iade edilmiş olması karşısında ziynet eşyalarına dair talebin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacı dava sebebinin değiştirerek, alınamamış hizmete dair istirdat davası olarak talebini ıslah ettiğini belirtmiş olduğundan, kural olarak herkesin, iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu-
Davaya konu kooperatif hissesi ile Turkcell şirketindeki hisse senedi devrinin, mülga 818 s. BK. 184 kapsamında taşınır mal satışı olduğu; davacının, kooperatif hissesi ile Turkcell şirketindeki hisse senedinin davalıya devri karşılığında satış bedelini peşin olarak aldığının kabulü gerektiği (BK. 182/2 ), bu kanuni karinenin aksini iddia edenin, yani satışın peşin olarak değil de, veresiye olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından isbatının gerektiği, isbat yükünün, satış bedelini peşin ödediğini savunan davalı tarafta değil, davacı tarafta olduğu, davacı, kanuni karinenin aksine sözleşme veya bir âdet bulunduğunu iddia ve ispat etmediğinden, mahkemece, hatalı değerlendirme ile ispat yükü ters çevrilerek, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Davacıya boşanması sebebi ile hak sahibi sıfatıyla yetim aylığı bağlanmış, kontrol memuru raporunda yer alan, "boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği" yönündeki tespit üzerine davacının yetim aylığı kesilerek, Kurumca yersiz ödenen aylıklar borç kaydedilmiş olup, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 56.maddesinin 2. fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda, eylemi olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması gerekeceği-