Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin davada ispat yükünün davacıda olduğu- Davacı tanık bildirmeyeceğini ifade etmiş, nitekim tanık da bildirmemiş, davalı tanıkları ise temlikin muvazaalı olmadığını beyan etmiş olup muvazaa iddiası davacılar tarafından kanıtlanamadığından ve bedeller arasındaki oransızlık tek başına muvazaanın kanıtı olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Mirasbırakan tarafından davalıya yapılan temlikin hataya dayalı olarak yapılmadığı, temlikin iradi olduğu, davacıların iddialarını kanıtlayamadığı anlaşıldığından, hata (yanılma) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Davacının davalıya bir miktar paranın ödemesi gerekip gerekmediğinin açıklığa kavuşturulması, ödemesi gerekiyor ise miktar itibariyle tanıkla ispat sınırını aştığı dikkate alınarak bu paranın ödenip ödenmediğinin belirlenmesi, ödenmemiş ise saptanacak miktarın mahkeme veznesine depo ettirilmesi için önel verilmesi gerektiği-
Davacı taraf talebini çeyiz senedine dayandırmış olup, her iki davalı da bu belgeyi teslim alan sıfatıyla imzalayıp, geçimsizlik olursa bunları teslim etmeyi kabul ettiklerini belirttiklerinden, çeyiz senedinde yazılı çeyiz ve ziynet eşyalarının davalılara teslim edildiği hususu tarafları bağlamakta olup, bu durumda davalıların çeyiz ve ziynet eşyalarını davacıya geri verdiklerini kanıtlamaları gerekeceği-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, yani miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması gerektiği- Davacı tanıklarının beyanlarından "mirasbırakanın gırtlak kanseri olduğu ve davalı ile birlikte yaşadığı, diğer çocukları ile arasında mal kaçırmasını gerektirir bir husumet bulunmadığı" anlaşılmakta olup terekesinde dava konusu taşınmazdaki 1/2 payı ile 1/3 paydaşı olduğu tarla ve arsa vasfında toplam 33 parça taşınmazı daha bulunduğu, mal kaçırma kastı ile hareket etseydi dava konusu taşınmazın tamamını devredebileceği gibi terekesindeki diğer taşınmazları da davalıya temlik edebileceği açık olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil, tenkis ve tazminat istekleri- Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada ispat yükünün kural olarak davacıya yüklendiği- Tüm dosya içeriği ve tanık anlatımları ile birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın mirastan mal kaçırma amacıyla temliki gerçekleştirdiği iddiasının sübuta ermediği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Taraflar arasında yerel mahkemede görülen boşanma davasında tanık olarak dinlenen davalının babasının ........... tarihli beyanında; "...oğlum evde uyurken davalı valizini toplamış gitmiş, o günden sonra bir araya gelmediler..davalı bir daha eve dönmedi" beyanında bulunduğu, bu durumda davacının, tanık beyanları ile tespit mahallinde bulunan çeyiz eşyalarını almadığını ispat ettiği, o halde mahkemece; yerel mahkemece mahallinde bulunan çeyiz eşyalarının dava tarihi itibariyle değerinin uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi, bu kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacının talep ettiği tüm çeyiz eşyaları yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyalarının, kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılacağı ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanacağı, bu eşyaların iade edilmemek üzere kocaya verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup müşterek ihtiyaçlar için harcandığı hususu davalı tarafça ispatlandığı takdirde, kocanın bu eşyaları iadeden kurtulacağı, somut olayda;davacının davaya konu ettiği ziynet eşyalarının davalı tarafından bozdurulduğunu iddia ettiği, davalının ise,banka kasasına koyduğu ziynet eşyalarını son olarak banka kasasından alarak davacıya teslim ettiğini ve davacının kendisinin haberi olmadan müşterek haneden çocuklarını da alarak ayrıldığını ileri sürdüğü, bu durumda ise,artık ispat yükünün davalı tarafa geçtiği ve davalının söz konusu ziynet eşyalarını davacıya teslim ettiğini ispat yükü altında olduğu-
Muvazaanın, kısaca irade ve beyan arasında bilerek yaratılan uyumsuzluk şeklinde tanımlanabileceği- Muvazaanın varlığını iddia eden taraf veya bunların ardılı (halefi) sıfatı ile hareket eden, başka bir anlatımla sözleşmenin yanlarından birine teb'an dava açan kişinin Medeni Kanunun 6. maddesi gereğince bu iddiasını ispat etmek zorunda olduğu- İptal ve tescil davalarının taşınmazın kayıt maliki aleyhine açılmasının zorunlu olduğu-
Davacı kadının gece yarısı davalı ile yaşadıkları tartışma sonucu evden ayrıldığının açık olduğu, davacı kadının evden ayrılış şekli göz önüne alındığında, davacının yanında günlük kullanımında olan ve o an üzerinde takılı bulunan iki adet bileziğin (bilekliğin) bulunmasının, davacı kadının dava konusu ettiği diğer takıları da yanında götürdüğü anlamına gelmeyeceği, kaldı ki davacının bu iki adet bileziği dava konusu da etmediği, o halde davacının, ziynet eşyalarının davalı yedinde kaldığını iddiasını ispatlamış olduğunun kabulü gerekeceği-