Rehinle güvence altına alınmış alacaklarda, kefiller hakkında, haciz yoluna başvurulabileceği- «Müşterek borçlu» ve «müteselsil kefil»ler hakkında, İİK. mad. 45 hükmünün uygulanamayacağı–
Takip konusu alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının belirgin olması halinde, «rehinle karşılanamayan alacak kısmı için» alacaklının «asıl borçlu» ve «kefilleri» hakkında, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla «genel haciz» veya «kambiyo senetlerine mahsus haciz» yoluyla takip yapılabileceği–
Aynı alacaktan dolayı borcu hakkında -tahsilde tekerrür olmamak üzere- hem «rehnin paraya çevrilmesi yolu ile» ve hem de «kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile» takip uygulanabileceği (İİK. 45)—
İİK. 45 hükmüne aykırı olarak, önce «rehnin paraya çevrilmesi yoluyla» takip yapılmadan, hakkında «haciz yoluyla» takip yapılan borçlunun, takibin durdurulmasını (iptalini) icra dairesine «itiraz»da bulunarak değil, icra mahkemesine «şikayet»de bulunarak sağlayabileceği–
İİK. 45’e dayalı şikayetin kabulü/reddi halinde, haklı çıkan lehine ayrıca % 40 tazminata hükmedilemeyeceği–
Alacağı rehinle güvence altına alınmış olan takip alacaklısının, rehinle güvence altına alınmış alacağının dışında kalan miktar için genel haciz yoluyla takipte bulunabileceği–
İİK. 45’deki «genel haciz yoluyla takip yasağı»nın sadece «kefillerin, kendi kefaletleri nedeniyle ipotek vermeleri halinde» uygulanabileceği, buna karşın «kefillerin, ipoteği kredi borcunun teminatı olarak vermiş olmaları halinde» uygulanmayarak, BK. 487 (şimdi; TBK. mad. 586) uyarınca kefiller hakkında genel haciz yoluyla takip yapılabileceği–
Alacağı için borçlusundan «ipotek» dışında «kambiyo senedi» almış olan alacaklının, önce ipotekli takip yapmadan doğrudan doğruya kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceği, senedin arkasında «bedeli teminattır» kaydının bulunmasının buna engel olmayacağı–