Davacının sendikaya üye olduğu ve Toplu İş Sözleşmesinden yararlanabileceği, işçilik alacalarını işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi hükümleri gereğince belirleyebilecek durumda olduğundan, Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı alacakların, belirsiz alacak olamayacağı- Dava konusu edilen alacakların gerçekte belirlenebilir olmaları ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri anlaşılmakla, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerektiği-
Tazminat davası-
İİK'nun 89. maddesi kapsamında düzenlenen birinci haciz ihbarnamesinin, davalı PTT tarafından, dava dışı 3. kişiye geç tebliği sebebiyle oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkin davada; söz konusu aciz vesikası sayesinde, borçluya karşı işlem yapıp alacağı tahsili imkanının bulunmasına göre; dava konusu tutarın davalıdan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsiline hükmedilmesi gerektiği-
Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebileceği- Desteğin müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan, davalılar lehine bu kısım üzerinden vekalet ücreti takdir edilemeyeceği-
Cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemi-
Cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemi-
Davalı bankanın ilgili şubesinin gerekli inceleme ve araştırmalar yapmadan sahte belgelerle çek hesabı açarak çek karnesi vermesinin objektif özen yükümlülüğüne açıkça aykırı olduğu ve bankaların, sahteciliği önlemek için hem kendisinin hemde ilgili çek hamillerinin koruyacak her türlü tedbiri almak zorunda olduğu - Dava dışı üçüncü kişi tarafından sahte belgelerle kurulan ticari işletmesi nedeniyle açılmış olup, böyle bir işletmenin gerçekten var olup olmadığı, çek hesabı açılması için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı her türlü imkâna sahip olan davalı banka tarafından araştırılmadan çek hesabı açılmasının ve çek karnesi verilmesinin açıkça bankanın objektif özen yükümlülüğüne açıkça aykırı davrandığını kanıtlayan hususlar olarak görülmesi gerektiği bu nedenle davacının oluşan zararından sorumlu olduğu- Basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacı şirketin, akidi aleyhine yaptığı icra takibinde akidin adresinin boş olması ve akidine hiçbir şekilde ulaşamaması nedeniyle davacının akidinden tahsilat yapamadığı göz önüne alındığında gerekli araştırmaları yapmadan çeki kabul etmesinin kendi zararının doğmasına veya artmasına müterafik (ortak) kusurunun bulunduğu kabul edilip müterafik (ortak) kusur oranı belirlendikten sonra kendi uğramış olduğu zararın tazmininde bu kusur oranında indirim yapılması gerektiği-
Tazminat davası-
Davacının, davalı bankadaki mevduatının ona ait nüfus ve hesap cüzdanı kullanılmak suretiyle aynı evde kaldığı arkadaşı tarafından çekilmesine ilişkin somut olayda; davalı banka tarafından davacının, dava dışı (ev arkadaşı) ile birlikte bankayı dolandırmak amacıyla el ve iş birliği içerisinde olduğu iddia ve ispat edilebilmediğinden; itimat kurumu olan bankaların aldıkları mevduatları özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunmaları karşısında davacının zararından davalı bankanın sorumlu olduğu ve zarar görenin ortak kusurunun da bulunmadığından tazminatta indirim yapılamayacağı-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi tazminatın az olduğu-