TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borç İlişkilerinde Özel Durumlar > - Bağlanma Parası, Cayma Parası ve Ceza Koşulu > - C. Ceza koşulu > - I. Alacaklının hakları > Madde 179 - 1. Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi
Madde Listesi Madde 179 - 1. Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi
Satış sözleşmesi ile satışı yapılan 4 adet dükkanın, süresinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşme ile kararlaştılan kira bedeli ve cezai şart alacaklarının tahsili istemi-
Sözleşmeye göre "işin süresi yapı ruhsat tarihinden itibaren 240 gün olduğu ve işin zamanında bitirilmemesi halinde her takvim günü için 2.000,00 TL gecikme cezası uygulanacağı- 22.04.2013 tarihinde işin kesin kabulünün yapıldığı, kesin kabulden sonra da dava konusu 5 no'lu bağımsız bölümün tapuda davacıya devredildiği anlaşılmış olup bilirkişi kurulunca, yürüyen merdivenin yapımından daha sonra vazgeçildiği gerekçesiyle sadece bu hususun eksik olduğunun belirlendiği, bu nedenle 11.11.2009 tarihine kadar hesaplanan 72 günlük gecikme cezasının davalı tarafça kesilebileceği sonucuna varılmış olup mahkemece, bir yürüyen merdivenin yapımından 04.09.2012 tarihinde vazgeçildiği, davacının bu tarihe kadar bir yürüyen merdiven yönünden işi tamamlamamış olduğu, cezanın uygulandığı 29.01.2010 tarihi itibariyle davalının 150 günlük cezayı sözleşme hükümlerine göre kesebileceği gözetilerek gecikme cezası yönünden talebin reddine karar verilmesi gerektiği- Sözleşmede, "yükleniciye verilecek bağımsız bölümlerin kademeli teslimi" düzenlenmiş olup, yüklenicinin son olarak bina tamamen bitirilip iskân raporu alındıktan, geçici kabule ilişkin tutanaklar idare tarafından onaylandıktan, yüklenicinin var ise cezaları tahsil edildikten, su elektrik ve var ise doğalgaz havagazı bağlantıları yapıldıktan, var ise asansör ve kalorifer tesisatının kullanma izni alındıktan, revize projelerin tümünün orjinalleri idareye teslim edildikten sonra kalan %20'sini kapsayan kat irtifakı tapularının yükleniciye devredileceği kararlaştırılmış olup, 5 no'lu bağımsız bölümün yükleniciye devri gereken son daire olduğu, yüklenici tarafından sözleşme gereğince ödenmesi gereken gecikme cezalarının Nisan 2013 ayında ödenmesi ve teminat mektubu bedelinin gecikme cezası ve diğer eksiklikleri karşılamadığı anlaşıldığından, arsa sahibince dava konusu 5 no'lu bağımsız bölümün tapusunun devrinden kaçınılması haklı olup, mahkemece yüklenicinin kira tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği-
Davaya konu 6 adet reçetenin ve dayanak raporların e-raporlar olup şekil olarak unsurlarının tam olduğu ve iğfal kabiliyetlerinin bulunduğu, reçete arkalarında ilacı alan kişinin adı, soyadı, imzası ve telefon numaralarının bulunduğu, davacı eczanenin usule ve protokole uygun hareket ettiği, eczacının e-raporların gerçek olup olmadığını bilemeyeceği ve eczacının ilacı alan kişinin kimlik bilgilerini sorgulama yetkisi olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının sahibi olduğu eczane ile birlikte 31 eczane hakkında yapılan şikayet ve soruşturma neticesinde düzenlenen müfettiş raporu doğrultusunda davacıya ait eczanede usulüne uygun olarak düzenlenmemiş 6 adet reçetenin bulunduğunun belirlendiği, bu reçetelerin 3. kişiler tarafından sahte olarak tanzim olunduğu ve bedellerinin kuruma fatura edilmesinden dolayı idare tarafından sözleşmenin 5.3.2. ve 6.3.3 maddeleri uyarınca cezai işlem tesis edildiği, davacı eczanenin ibraz edilen reçetelerin arkasına ilaçları teslim alan kişilerin kimlik bilgilerini kontrol ederek yazması gerektiği, davacının kendisinin de taraf olarak imzaladığı protokol hükümlerine göre kendisine yüklenen kimlik tespiti yapma yükümlülüğünü yerine getirmediği, şayet ilaçları teslim etmek için reçeteyi ibraz eden kişilerden kimlik bilgilerini sormuş olsa idi bu kişilerin ilaçları teslim almaya yetkili olmadıklarının anlaşılacağını, davaya ve davalının işlemine konu reçetelerin sahteliği sabit olup, bilirkişi raporu ile belirlenen iğfal kabiliyeti hususunun ceza yargılaması yönünden sonuç doğuracağı, davacının kimlik tespiti yapma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı- Eczanenin kuruma fatura ettiği reçetelerden bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine yada yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçları teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşmenin feshedileceği ve 1 (bir) ay süre ile sözleşme yapılmayacağı-
İnşaat sözleşmesinde davalının fazla imalat yaptığını beyan ettiği bunun bilirkişi raporuyla da saptandığı, ancak fazla imalatın yapı süresi hesaplanarak teslim süresine eklenmediği, sözleşmede öngörülen ilave süreye rağmen bu sürenin teslim tarihine eklenmeden teslim tarihinin hesaplandığı- Teslim tarihinin, ilave süre ve bilirkişi tarafından saptanan fazla imalatın yapım süresinin sözleşmedeki ifa süresine eklenerek hesaplanması gerektiği, gecikme ceza koşulunun da buna göre hesaplanacağı-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshi istemine ilişkin davada talep dışına çıkılarak sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olacağı (HMK. mad. 26)- Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin geçerliliğinin, bu sözleşmelerin noterde "düzenleme" şeklinde yapılmasına bağlı olduğu- Tarafların iradelerinin birleşmesi halinde ya da haklı sebeplerin bulunması durumunda mahkemenin vereceği fesih kararı ile sözleşmenin sona ereceğinin kabul edildiği, bu sözleşmelerden dönmek isteyen tarafın, eğer karşı taraf dönmeyi kabul etmiyor ve karşı çıkıyorsa, hakimin kararına ihtiyacı olduğu, yani mahkemede açacağı "sözleşmenin feshi" davası sonunda feshi (dönme) kararı ile sözleşmeden dönebileceğinden, mahkemenin, önce fesih isteyenin haklı olup olmadığını tartışarak; haklı ise feshe karar vereceği, aksi halde davayı reddederek sözleşmeyi yürürlükte tutacağı- İleriye etkili fesihte yüklenicinin, inşaatı getirebildiği seviyeye göre tapu payı almaya hak kazanmakta, arsa sahibi de geriye etkili feshin aksine, ifaya ekli cezayı ve ifanın gecikmesine bağlı gecikme (kira) tazminatını (TBK. mad. 112) yükleniciden isteyebilmekte olduğu, ileriye etkili fesihte cezai şartın istenebileceği, ancak, seçimlik cezanın durumunun buna müsait olmadığı; ileriye etkili fesih bir bakıma sözleşmenin ifası demek olduğundan alacaklının akdin icrasını (akdin ifasını) istemek dışında cezanın tediyesini talebe yetkisinin olmadığı, ancak tarafların aksine sözleşme yapabilecekleri ve böyle bir sözleşme varsa fesih ileriye etkili olsa bile, alacaklının ayrıca seçimlik cezayı da isteyebileceği (TBK. mad. 179/1)- Alacaklının, ifanın yanında ifaya ekli cezai şartı da isteyebileceği; şayet ifaya ekli ceza, teslimde gecikme halinde ödenmesi kararlaştırılan ceza ise, bu cezanın, teslim borcunda temerrüdün gerçekleştiği anda muaccel hale geleceği; süre verilmesi gereken durumlarda verilen sürenin dolmasından (TBK. mad 123), süre verilmesi gerekmiyorsa (TBK. mad. 124) yüklenicinin teslim borcunda temerrüdünü takiben alacaklının (arsa sahibinin) TBK. mad. 125/I-II'de yazılı seçimlik haklarını kullanacağı, seçimlik hak sözleşmenin feshi doğrultusunda kullanılmışsa bu iradenin yükleniciye bildirilmesinden sonra yükleniciden işe devam etmesinin beklenemeyeceği; arsa yapı devri karşılığı eser sözleşmesinin feshine mahkemenin karar vereceği; yargılama sonucu ileri etkili feshe karar verilirse cezai şartın teslimde temerrüt tarihi ile fesih iradesinin yükleniciye bildirdiği tarihler arasında istenebileceği, ancak yükleniciye süre verilmesi gerekmiyorsa ve fesih için doğrudan dava açılmışsa cezai şartın veya gecikme tazminatının temerrüt tarihi ile dava tarihi arasında istenmesinin olanaklı olduğu; fesih için açılan davada feshin ileri etkili değil, geriye etkili olarak hüküm altına alınması halinde sözleşmeyi fesheden arsa sahibinin ifaya ekli cezayı veya müspet zarar kapsamındaki gecikme tazminatını talep edemeyeceği- Mahkemece, ileriye etkili feshin tasfiye sonucunun da kararda açık seçik gösterilmesi ve yeni uyuşmazlıklara neden olunmadan taraflara aidiyeti gereken payların (bağımsız bölümlerin) infazda tereddüt yaratmayacak biçimde belirlenmesi gerektiği- Mahkemece, taleple bağlı kalınarak sözleşmenin ileriye etkili feshi ile eksik ve ayıplı işler bedelinin karşılığı olan arsa payı belirlenerek, şayet daha önce yükleniciye arsa payları devredilmişse, bu bedelin karşılığı olan arsa payının iptali ile arsa sahibi adına tesciline, bu paylar devredilmemişse, arsa sahibi üzerinde bırakılmasına ve sözleşmenin tasfiyesine karar verilmesi gerekeceği-