Davalı 3. kişi, haciz tarihinden önce, borçlu Kooperatifin sözleşmeyi feshederek inşaat sahasını sorunlu bir şekilde terk ettiğini, bu konuda mahkemece delil tespiti de yapıldığını iddia ettiğinden, borçlu Kooperatifin haciz tarihinde haciz mahalli olan inşaat sahasında çalışmaya devam edip etmediğinin net olarak ortaya konulmasının ve bu doğrultuda somut olayda mülkiyet karinesinin doğru biçimde kurulabilmesinin gerektiği-
Haciz konulacak mallar başka yerde ise, takip yapan icra müdürü haczin yapılması için malların bulunduğu yerdeki icra dairesine talimat yazacağı- Talimat icra dairesinin görevinin, asıl icra dairesinin talimatı doğrultusunda haciz işlemini yapmak ve varsa istihkak iddialarını tutanağa geçirmek olduğu- Haciz nedeniyle istihkak iddiasında bulunulursa, bu iddia ile ilgili İİK.nun 97 ve 99. maddelerinin uygulanmasına dair kararın, asıl takibin yapıldığı icra dairesince verileceği, bu işlemin İİK.nun 79. maddesi kapsamında olmadığı- Talimat icra dairesinin haczi tamamladıktan ve istihkak iddialarını tutanağa geçirdikten sonra sözü edilen istihkak iddiası hakkında karar verilmek üzere dosyayı asıl icra dairesine göndermesi gerektiği- İcra dairesince haciz isteminin yerine getirilmesi zorunlu olup memurun bu konuda takdir hakkı bulunmadığı-
Davacı 3. kişinin bir kez takipsiz bıraktıktan sonra, bir kez daha davayı takipsiz bırakma hakkının bulunduğunun kabulü ile, 1086 sayılı HUMK’nun 409. maddesindeki prosedürün uygulanması gerekirken, 6100 Sayılı HMK’nun 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu- Alacaklının takibe konu alacağını temlik etmekle, alacak üzerindeki tasarruf yetkisinin ortadan kalktığı, tasarruf yetkisi temlik alana geçtiğinden temlik edenin taraf sıfatının da kalmadığı, husumetin temlik alana yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması için hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği-
Mahkemece, dava açıldığı tarihte İİK.'nun 96/1. maddesi uyarınca borçlu şirket tarafından 3. kişi şirket lehine öne sürülmüş geçerli bir istihkak iddiası bulunmakla birlikte, davalı 3. kişi şirket vekilinin mahcuzların müvekkili şirkete ait olmadığı beyanı karşısında, başlangıçta var olan dava şartının davanın devamı esnasında ortadan kalktığı nazara alınarak dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davalı borçlunun ticaret sicil kaydının re'sen terkin edildiğinin anlaşılması karşısında yapılması gereken işin; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmesi, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucunun beklenmesi, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde sonucuna göre karar verilmesi olduğu-
İstihkak davalarının amacı, hacizli mal üzerinde üçüncü kişinin iddia ettiği hakkın, maddi hukuka göre mevcut olup olmadığının tespit edilmesi olmadığı, aksine bu davalarda, haczedilen belli bir mal üzerinde cebri icranın cereyan edip etmeyeceğinin belirlenmesinin amaçlandığı, yani istihkak davasının sadece takip hukuku alanında ve derdest somut icra takibi bakımından sonuç doğuracağı-
Üçüncü şahsın adresinde yapılan haciz sırasında bulunan belgeler İİK. 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu göstermeyeceğinden, İİK. 99 uyarınca alacaklıya istihkak davası açmak üzere icra müdürlüğünce süre verilmesi için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği-
İstihkak iddiasında bulunan kişinin üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı görüldüğünden, 3. şahıs tarafından usulüne uygun yapılmış bir istihkak iddiası bulunmadığının kabulü gerekeceği ve bu durumda davacı alacaklının İİK. mad. 99 uyarınca istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı-
Alacaklının İİK'nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine-
Önceden aynı yerde yapılan haciz sahasında hazır bulunan çalışan haciz alanının borçluya ait olduğunu beyan etmiş ve davaya konu haciz sırasında borçlu şirkete ait baret ve bilgisayar kayıtlarında birkaç evrak bulunmuş ise de; davalı 3. kişi şirket ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan Devlet Hastanesi Yapım İşi Sözleşmesine istinaden 3. kişinin şantiyesinde ve 3. kişi şirket yetkilisi huzurunda yapıldığı hacizde, borçlunun davalı 3. kişinin taşeronu olarak haciz mahallinde bir süre çalışmış olması ve noterde düzenlenen sözleşme ile borçlu ile yapılan sözleşmenin feshedilmesi karşısında mahcuzların borçlu elinde bulunmayıp haciz sırasında üzerinde mülkiyet iddia eden 3. şahıs elinde olduğunun kabulü gerekeceği-