Taraflar arasındaki uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir...
3. HD. 13.09.2022 T. E: 828, K: 6430
Ö. borcuna aykırılığa dayandırılan vekillik sözleşmesi davasında, doktorun tedavi nedeniyle yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan sorumlu olduğu- Somut olayda davacı, geçirmiş olduğu iş kazası sonrasında davalı hastanede çalışan diğer davalı doktor tarafından tedavi edildiğini, ancak yanlış tedavi nedeniyle zarar gördüğünü belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu- Mahkemece, üniversitelerden, konusunda uzman, akademik kariyere sahip bilirkişi heyeti oluşturularak özellikle, konulan teşhis, bu teşhise yönelik yapılan işlemler ve yerindeliği ile davacının mevcut durumu hakkında ayrıntılı ve açıklayıcı ve taraf denetimine elverişli bir rapor hazırlanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, davacının Sendika Tüzüğü'ne göre hizmet ödeneğine hak kazanıp kazanamayacağına ilişkindir...
Enjeksiyona bağlı düşük ayak sekelinin oluşması sonrasında tıbbi uygulama hatası iddiasıyla açılan tazminat davasında mahkemece yapılan incelemenin yeterli olup olmadığı- Aydınlatılmış onamın alınmasının gerekip gerekmediği-
Azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacı avukatın azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edemeyeceği- Haksız azil halinde ise avukatın, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahip olduğu- Avukatın azlinin haklı olup olmadığı hususunu açıklığa kavuşturmak için konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak, davalı tarafça ileri sürülen tüm azil nedenleri üzerinde tek tek durularak, vekalet ilişkisinin bir bütün olduğu, azlin taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceği hususu da göz önünde bulundurularak bir hüküm kurulması gerektiği-
Davalı doktorun ve çalıştığı hastanenin özen yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle uğramış olduğu zarar nedeniyle tazminat istemi-
Davacının, davalı hastane ve davalı doktordan iddia ettiği tedavi sonraki rahatsızlıkları dolayısıyla tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı, davalıların kusuru olup olmadığı ve davacının rızası ve onamı doğrultusunda tedavi gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin uyuşmazlıkta, Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi heyeti raporlarında "davalı hastane ve davalı doktora atfedilebilecek kusur olmadığı" belirtilmişse de, bu raporların davacının itirazlarını tam olarak karşılamadığı, davacının "aydınlatılmadığını, uygulamalar sırasında yakınlarına bilgi verilmediği ve rızası olmadığını" da ısrarla belirtmiş olduğu görüldüğünden, "hastayı aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini" ispat yükünün davalılarda olduğu gözetilerek, üniversitede görev yapan öğretim üyelerinden oluşan alanında uzman bilirkişi heyetinden davacının itirazlarını ve somut iddialarını karşılar rapor alınması gerektiği-
Doktorun, ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve orada koruyucu tedbirler almakla yükümlü olduğu- Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini göz önünde tutması, onu gereksiz risk altına sokmaması, en emin yolu tercih etmesi gerektiği- Gerçekte de mesleki bir iş gören; doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkilin titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklı olduğu- Titizlik ve özen göstermeyen bir vekilin, vekâleti gereği gibi ifa etmemiş sayılacağı-
Davacının 16.02.2009 tarihinde ...'e 5.000.- TL'ye kadar para çekme yetkisi verdiği, 28.04.2010 tarihli vekaletname ile de aylık 7.500.- TL para çekebileceğine ilişkin vekaletname düzenlediği, davacının ilk talimatı geri almadığı gibi bankaya da bildirimde bulunmadığı, sonraki talimatın bankaya da ...'e verilmediği halde ... tarafından fotokopisi ele geçirilip “aylık” ibaresi silinerek bankaya ibraz edildiği, bankanın fotokopi vekaletnameye istinaden araştırmadan değişik tarihlerde ...'e davacı hesaplarından ödeme yaptığı, davacının hesap hareketlerinin kontrolünü sağlamadığı gibi 7.500.- TL limitli vekaletnameyi iptal etmediği, bu sebeplerle müterafik kusurunun bulunduğu, davalı bankanın ise fotokopi vekaletnameye dayalı olarak gerekli kontrolü yapmaksızın ...'e ödeme yapmak suretiyle oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, buna göre tarafların davacının oluşan zararına müterafik kusurlarına istinaden %50'şer oranında kusurlu ve sorumlu kabul edildikleri, davacının önceki 5.000.- TL limitli para çekme yetkisini ortadan kaldırmadığı da göz önüne alınarak usulsüz vekaletnameye istinaden tahsil edilen 5.000.- TL'yi aşan ödemelerin %50'sinden davalının sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.887,50 TL’nin, 3.775,02 Euro’nun, 5.185,95 USD'nin hükümde belirtildiği şekliyle davalıdan tahsiline karar verildiği-