Aynı taraflar arasında aynı hukuki ilişki nedeniyle açılan davalarda verilen kararlar ve gerekçeleri ile bu davalardaki tarafların beyanları da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemenin kararı Yargıtay Dairesi'nce bozulduktan sonra mahkemesine gönderilen dosya üzerinde mahkemece esas defterine kayıt edilmeden ve taraflar dinlenmeden ek karar ile direnme kararı verilemeyeceği-
Temyiz aşamasında davacılar vekili verdiği dilekçe ile; dava konusu baz istasyonunun söküldüğünü, davanın konusuz kaldığını, davalının davayı devam ettirmekte hukuki bir yararının kalmadığını, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiş olduğundan mahkemece ortaya çıkan bu yeni durumun değerlendirilerek bir karar verilmek üzere bozulması gerekeceği-
Y.in kesin olduğu durumlarda, mahkemenin yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu, yetkinin kesin olup olmadığı ayrımı yapılmaksızın mahkemeye, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi göstermek zorunluluğu getirildiği-
Miras bırakan tarafından davalıya yapılan temlik yönünden hükme yeterli araştırma ve inceleme yapılmaması, temlik tarihindeki gerçek değerinin tespit edilmemesi, miras bırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacının bulunup bulunmadığı, temlike konu taşınmaz dışında başka mal varlığının olup olmadığı, murisin diğer çocukları ile husumeti ve davalı oğlunu diğer çocuklarından öne çıkaracak bir olgunun bulunup bulunmadığı, davalının satış tarihinde çekişmeli taşınmazı alım gücünün araştırılmaması, sonucuna göre de, muris tarafından davalıya yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup olmadığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmemesinin doğru olmadığı-
Mahkemece yargılama sırasında belirlenen dava değeri üzerinden hesaplanacak nisbi temyiz karar harcının 1/4'ünün tamamlanması ve mahkemece 1086 sayılı Yasanın 434/III. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere mahalline geri çevrilmesi gerekeceği-
Feragat işleminin mahkeme huzurunda yapılabileceği gibi, mahkeme dışında da yapılabilen bir usulü işlem olduğu, mahkeme dışında yapılması ve feragat dilekçesinin mahkemeye ibraz edilmesi halinde ise feragat dilekçesinin altına hakim tarafından imzanın davacıya veya feragat yetkili vekiline ait olduğunun şerh verilmesi gerekeceği-
Mahkeme tarafından esas defterine kayıt edilmeden ve taraflar dinlenmeden ek karar ile direnme kararı verildiği, kendisine dosya gönderilen mahkeme, dosyayı esasa kayıt edileceği, tarafları duruşmaya davet edeceği, tarafların bozmaya karşı beyanlarını aldıktan sonra direnilip direnilmeyeceğine karar vermesi gerekeceği-
Bakım borçlusunun bakım alacaklısına karşı olan tüm yükümlülüklerinin tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek hakkaniyete uygun olarak ve süreklilik arzedecek şekilde yerine getirilmesi gerektiği; ancak davalının ölünceye kadar bakım aktinden doğan yükümlülüklerini, başka bir ifadeyle sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediği ve taraflar arasında güvene dayanan bir ilişki kalmadığı ve bu haliyle davacı ile davalı arasındaki ilişkinin sürdürülmesinin olanaksız hale geldiği-
Davalı vekilinin yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz başvurusu yaptığı, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay tarafından da bu yönde karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekeceği-