Küçüğün anne bakım ve şefkatine muhtaç olduğu,anne yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği sürece çocuğun velayetinin anneye verilmesinin gerekeceği-
Müşterek çocuklardan yaşı büyük olana, velayeti ile ilgili tercihi sorulmalı, olası sonuçlarından bilgilendirilmeli ve mahkeme nezdindeki aile mahkemesi uzmanlarından çocukların velayetine esas teşkil etmek üzere rapor alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ebeveynlerden hangisinin yanında bulunmanın çocukların çıkarına olduğu saptanmalı ve düzenleme yapılırken kardeşlerin birbirinden ayrılmamaları da gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Çocuğun baba yanında kendisini mutlu ve güvende hissettiği bu nedenle velayetin babaya verilmesi gerekeceği-
Boşanma veya ayrılığa karar verilirken; tarafların müşterek çocuklarının velayetinin düzenlenmesinin zorunlu olduğu, hakimin bu halde velayeti askıda bırakamayacağı-
Davalı annenin yeniden evlendiği, doğum yaptığı, müşterek çocuk ile daha çok teyzesinin ilgilendiği, çocuğun teyzesinde kaldığı, öte yandan mahkeme kararından sonra davalı annenin, davacı babaya çocukla ilgili tüm konularda noter belgesi ile yetki verdiği; bu nedenlerle tarafların müşterek çocuğunun baba yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı halde müşterek çocuğun velayetinin de babaya bırakılmamasının usul ve kanuna aykırı olduğu-
Davacı tanığının usulüne uygun dinleneceği ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarıca velayet düzenlemesi yapılacağı-
Velayet hakkı kapsamındaki davalarda, niteliği gereği "re'sen araştırma ilkesi" geçerli olduğundan; mahkemece re'sen delile başvurulabileceği gibi, tarafların da delil gösterme hakkına haiz olduğu-
