Velayet ana ve baba tarafından birlikte icra ediliyor olmasına rağmen, çocuk fiilen bunlardan birinin yanında ve onun rızası olmaksızın diğer taraf çocuğu ile görüşemiyorsa, çocuğu ile görüşemeyen tarafın çocuk kişisel ilişki kurulmasını isteyebileceği-
Müşterek çocuğun dinlenmesi, onun ifade edeceği görüşe önem verilip, uzman görüşüne de başvurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Müşterek çocuk, babası ile kalmak istediğini beyan ettiğinden velayetin babaya verilmesi gerekeceği-
Çocuğun mahkemece veya istinabe suretiyle eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istediği konusunda bilgilendirilerek, velayet hakkındaki tercihinin kendisinden sorulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hâsıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekeceği-
Velayet düzenlemesinde analık babalık duygularından önce çocukların bedeni ve fikri gelişmesine önem verilmesi gerekeceği-
Çocuğun davacı baba yanında kalması halinde, onun fikri ve bedeni gelişimine engel olacak nitelikte mevcut veya muhtemel bir tehlikenin varlığı da ispatlanamamış olduğundan, küçüğün velayet hakkının davacı babaya verilmesi gerekeceği-
Velayetin düzenlenmesi kamu düzenine ilişkin olup, bu nitelikteki davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulandığından, davanın açılmasından ve hatta hükmün verilmesinden sonra doğan ve gelişen olayların ileri sürülmesinin usule aykırı olmadığı-
Velayet hususunda ana ve babanın yararı ile çocuğun yararı çatıştığı takdirde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gerekeceği-
Velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk ile baba arasında her hafta C.rtesi günü başlayıp Pazar günü sona eren kişisel ilişki tesisi anneyi eve bağımlı hale getirip velayet görevini gereği gibi ifasını da engelleyeceğinden baba ile küçük arasında ayın belirli hafta sonları kişisel ilişki kurulması gerekeceği-
Tedbir Nafakası