Borçlunun cevap dilekçesi ekinde sunduğu sonraki tarihli, kira indirimine ilişkin ek protokolde, takip dayanağı kira sözleşmesinin taraflarca feshedildiğine dair bir düzenlemenin yer almadığı, tarafların iradesini yansıtan takibe dayanak kira sözleşmesi ile kararlaştırılan aylık kira bedelinin belirli olduğu, borçlu kiracı 30 günlük ödeme süresi içerisinde bu kira bedelini ödemediğinden temerrüdün gerçekleştiği- "Davalının yargılama aşamasında taraflar arasında düzenlenen 'kira indirimi hakkında' konulu tarihsiz ek protokolü dosyaya sunduğu, davacının bu ek protokolün varlığını açıkça kabul ettiği, ek protokolde kira artışı yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak hangi tarihten itibaren uygulanacağının açık şekilde belirlenmediği, takibe konu kira bedelinin miktarının ispat yükünün kiralayana ait olduğu, mevcut delil durumu dikkate alındığında; aylık kira bedelinin davalının kabul ettiği ve ek protokolde belirlenen kira miktarı olduğunun kabulü gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
İtirazın kaldırılması-Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı- Re'sen dikkate alınma-
Kira sözleşmesine itiraz etmeyen borçlunun icra mahkemesinde kira sözleşmesini inkar edemeyeceği-
Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında davacı kiracı tarafından taşınmazın yeni malikleri davalı gösterilerek kira bedelinin uyarlanması istemiyle dava açıldığı, bu dosyaya kiracı tarafından sunulan dava dilekçesinde,” ...davalılar dava konusu taşınmazı satın almışlar ve halefiyet yolu ile mevcut kira sözleşmesinde kiraya veren vasfını kazanmışlardır.” şeklinde beyanda bulunulduğu, icra dosyasına kiracı tarafından sunulan itiraz dilekçesinde "davacılara ve taşınmazı devreden kiralayana yapılan ödemeler sebebiyle kira borcu bulunulmadığı" beyanı karşısında kiracının kira sözleşmesini kabul ettiği, taşınmazı yeni satın alan maliklerin halefiyet kuralı gereğince kira bedellerinin kira sözleşmesindeki yasal artış oranı ile talep ederek takip yapmış olmasında bir usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, kira alacağının talep edilmesi için yazılı bir bildirimin aranmayacağı zira kiracının taşınmazın devrinden haberdar olduğu ve kira alacağı için bir kısım ödemeler yaptığı beyan etmiş olduğu-
Borçlu tarafından imzası inkar edilmeyen kira sözleşmesinin, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre İİK m. 68/1'de sayılan takibe itirazın kaldırılmasını sağlayan belgelerden olduğu- Yap işlet devret sözleşmesi ise karma nitelikte bir sözleşme olduğundan kira sözleşmesi olduğunun kabulü mümkün olmayıp, alacağın varlığı ve miktarının İİK m. 68/1'de yazılı belgelerle ispatlanamadığı anlaşıldığından, bu sözleşmeye dayanılarak mahkemece "itirazın kaldırılmasına" karar verilemeyeceği-
Kira sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişi (kiraya verenin eşi) hesabına yapılan ödemenin ve davacının da buna açık muvafakati olmadığı nazara alındığından yapılan ödemelerin kira ödemesi olarak kabulünün mümkünü olmadığı-
Kira sözleşmesine itiraz etmeyen borçlunun icra mahkemesinde kira sözleşmesini inkar edemeyeceği, inkar etse dahi Kanun'un bu emredici hükmü gereğince icra mahkemesi hakimi kira sözleşmesinin varlığı ve geçerliliği konusunda bir araştırma yapamayacağı- Borçlunun icra mahkemesindeki beyanında, "kira sözleşmesinin 2. sayfasının kendilerinde mevcut olan kira sözleşmesinde farklı olduğu, ilk kira ödemesinin 01.01.2022 tarihinden değil 01.09.2022 tarihinden itibaren başlayacağını" ileri sürmüş olup bu hususun kesinleşen kira sözleşmesi ve kira borcu karşısında icra mahkemesince incelenemeyeceği-
Harca esas değerin TL karşılığının gösterildiği, ancak dosyada mübrez 18.8.2020 tarihli fiziki ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi UYAP’a 19.8.2020 tarihinde kaydedilen ödeme emrinde de gösterilmediği, UYAP sistemine 19.01.2023 tarihinde kaydedilen ödeme emrinde ise harca esas değerin TL karşılığının yazıldığının tespit edildiği. Ödeme emrindeki bu eksikliğin sonradan tamamlanması sonuca etkili olmayıp, talep edilen alacağın TL karşılığının yazılı olduğu ödeme emrinin UYAP sistemine işbu itirazın kaldırılması ve tahliye talebinden çok sonra kaydedildiği görülmekle, geçerli bir ödeme emrinin bulunmadığının kabulü gerekeceği- O halde mahkemece, ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediğinden kamu düzenine ilişkin olan bu husus resen nazara alınarak geçerli bir ödeme emri bulunmadığı gerekçesiyle "itirazın kaldırılması isteminin reddine" karar verilmesi gerekeceği-
Taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler İİK’nın 269 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ise de bu maddelerin uygulanabilmesi için öncelikle TBK kapsamında düzenlenmiş geçerli bir kira sözleşmesinin varlığının şart olduğu, somut uyuşmazlıkta, takibe dayanak sözleşmenin Türkiye Kızılay Derneği ile Gvensoy-Karsaklar-Tango-Renkyol İnşaat ve Gayrimenkul Yatırım İşletme A.Ş. arasında düzenlenen Yap-İşlet Devret sözleşmesi olduğu, sözleşmenin karma nitelikte olduğu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen geçerli bir kira sözleşmesi olmadığı anlaşıldığından,, mahkemece ortada geçerli bir kira sözleşmesi olmadığından itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi dolmadan borçlunun temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği-