Ortada geçerli bir evlilik birliği olmadığından davacının manevi tazminat istemine ilişkin davasına aile mahkemesi'nde bakılamayacağı-
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı ve bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşıldığından davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekeceği-
Davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden davalıdan kaynaklanan maddi bir olayın varlığı kanıtlanmamış olduğundan davacı kadının manevi tazminat isteminin reddi gerekeceği-
Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı değil, davalının ağır kusurlu olduğu, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunun kabulü ile davacının manevi tazminat talebinin reddine dair verilen kararın isabetsiz olacağı, boşanmada ağır kusurlu olan taraf yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği-
Hatalı kusur belirlemesine dayanılarak davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin doğru olmayacağı-
Davacıdan kaynaklanan davalının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde başka bir olay da kanıtlanamadığından davalının manevi tazminat isteğinin reddi gerekeceği-
Davanın, ziynet eşyalarının iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altında olduğu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği sözkonusu durumu ispat edemediği, bununla birlikte davacı dava dilekçesinde "vesair delil" demekle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya 7 adet bileziğin bozdurulduğu konusunda davalıya, set, trabzon bilezik ve 6 adet ikili burgulu bileziğin davalıda kaldığı konusunda, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak bir karar verilmesinin gerekeceği-
Davacı-davalı kadının çalıştığı, düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğu, boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği ve yoksulluk nafakasının şartlarının oluşmadığı-
Tazminat taleplerinden feragat eden davalı kadının lehine tekrar maddi-manevi tazminat hükmedilemeyeceği ve feragatin ancak irade bozukluğu halinde geçersiz olacağının kabul edilebileceği-
Davacı, davalıdan gördüğü fiziki şiddet neticesinde, atlatmış olduğu epilepsi hastalığından dolayı yeniden tedavi olmak ve tedavisi nedeniyle masraf yapmak zorunda kaldığını, yine gördüğü şiddet nedeniyle bebeğini düşürdüğünü , bu sebeple de masrafları olduğunu, uğradığı bu maddi kayıplar ve sair maddi kayıpları nedeniyle davalıdan maddi tazminat" talep etmiş ve mahkemece bu istek boşanmanın fer'i (eki) niteliğinde kabul edilmemişse de böyle bir durumda talep edilen tazminat miktarının, ne kadarlık bölümünün "mevcut menfaatlerin kaybı" karşılığı, ne kadarlık bölümünün de "tedavi giderleri" karşılığı olduğunun davacıya açıklattırılması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-