Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-davalı erkeğin zaman zaman eşine fiziksel şiddet uyguladığı, bir sebep olmaksızın uzun süreden beri ortak konutu terkettiği, her hangi bir geliri olmayan eşini arayıp sormadığı, ortak evin ihtiyaçları ile ilgilenmediği, birlik görevlerini yerine getirmediği, davalı-davacı kadının da ameliyat olacağı kendisine bildirilmesine rağmen eşini arayıp sormadığı ve gıyabında "ölsün bana onun maaşı kalacak zaten" şeklinde sözler sarfettiği anlaşılmakta olup, tarafların gerçekleşen bu kusurlu davranışlarına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkeğin ağır, davalı-davacı kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği, bu olaylar kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gibi, davalı-davacı kadın boşanmakla en azından eşinin maddi desteğini yitirmiş olup, kadın yararına maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu- Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleştiğinden, davalı-davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekeceği- Davalı-davacı kadının birleşen tedbir nafakası davası, kadının kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedilmiş ise de; tarafların boşanmaya sebep olan kusurlu davranışları dikkate alındığında davalı-davacı kadının ayrı yaşamakta haklılığını ispatladığının kabulü gerekeceği, bu itibarla kadının tedbir nafakası davasının kabulüne karar vermek gerekeceği-
2. HD. 14.05.2018 T. E: 36, K: 6134-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminatın az olduğu- Davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen, evlilik birliğinin devam ettiği süreçte başka bir kadınla beraber yaşaması şeklindeki kusurlu davranışının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edeceği- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası miktarının az olduğu- Velayet konusunda idrak çağında bulunan ortak çocuklar; eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istedikleri konusunda bilgilendirilerek velayet hakkındaki görüşlerinin sorulması ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyete inceleme yaptırılarak (4787 sayılı Kanun m.5), ortak çocukların anne ve babanın barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte sosyal inceleme raporu alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, velayet konusunda bir karar verilmesi gerekeceği- Davalı baba ortak çocukların fiilen anne ile birlikte yaşamadığını, çocukların dava tarihinden önce ve davanın devamında kendisi ile birlikte yaşadığını iddia etmiş olduğu halde, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan, davanın devamı süresince ortak çocukların fiilen annenin bakım ve gözetiminde olup olmadığı tespit edilmeden, davalı babanın dava tarihinden geçerli olacak şekilde tedbir nafakası ile sorumlu tutulmasının doğru olmadığı-
2. HD. 14.05.2018 T. E: 2016/18323, K: 6126-
2. HD. 14.05.2018 T. E: 2016/18350, K: 6104-
2. HD. 14.05.2018 T. E: 2016/18337, K: 6124-
2. HD. 14.05.2018 T. E: 2016/18339, K: 6146-
2. HD. 14.05.2018 T. E: 2016/18343, K: 6106-
2. HD. 14.05.2018 T. E: 2016/17615, K: 6164-
Davalı-karşı davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren kusurlu bir davranışı ispatlanamamış olup, davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının reddi gerektiği halde kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, ne var ki erkeğin davasında verilen boşanma hükmü temyiz edilmeyerek kesinleşmiş böylece davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının konusuz kaldığı, o halde mahkemece davacı-karşı davalı kadının boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davada haklılık durumuna göre yargılama gideri konusunda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği- Boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-karşı davalı kadının tam kusurlu olduğu, erkek yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesinde düzenlenen maddi tazminat koşullarının oluştuğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek erkek yararına uygun miktarda maddi tazminata karar verilmesi gerekirken şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddinin doğru olmadığı-