Bononun takibe konulmasının şarta bağlı olduğu ve tahsilinin gerekip gerekmediği hususunun yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından bu teminat senedine dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağı-
Bölge adliye mahkemesinin, dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderme sebeplerinin tadadi olarak değil; tahdidi olarak sayıldığı ve bunlar arasında "delillerin eksik toplanması"nın bulunmadığı-
Taşınmazın üzerinde haciz varken, alacaklının talebi üzerine yeniden haciz konulmasını, önceki hacizden vazgeçildiği anlamına gelmeyeceği ve daha önce konulmuş haczi ve sonuçlarını da ortadan kaldırmayacağı- Aynı taşınmaz üzerine birden fazla haciz konulmasını engelleyen bir yasa hükmünün bulunmadığı- Alacaklının talebi ile taşınmaz üzerine ikinci kez haciz konulmuş ise de, ilk konulan hacizden sonra alacaklı tarafından bir yıllık satış isteme süresi içerisinde satış talebinde bulunulmuş ve aynı tarihte bir miktar satış avansı yatırılmış olmakla, hukuki kıymetini kaybetmemiş ilk hacze dayalı olarak yapılan ihalede yasaya uymayan bir yön bulunmadığı- İlk derece mahkemesince ihalenin feshi isteminin reddine dair karar esasa girilerek verildiğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerektiği, bu durumun kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle istinaf aşamasında göz önünde bulundurularak, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi yönünden yeniden hüküm tesisi gerektiği-
Davanın esasıyla ilgili olarak, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verileceği (HMK. mad. 353)- İlk derece mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata yapıldığı gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulü ile düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken; sadece, "İİK'nın 134/2. maddesi gereğince feshi talep olunan ihale bedelinin %10'u oranında (... TL) para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına" şeklinde hükmün düzeltilmesine ve bu doğrultuda işlem yapılmasına dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
8. HD. 22.10.2018 T. E: 4116, K: 17669-
Bölge Adliye Mahkemesince, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından istinaf isteminin kısmen kabulü ile düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken yeniden esas hakkında karar verilmeden ilk derece mahkemesince alacaklı aleyhine hükmedilen para cezası ve tazminatın, icra hukuk mahkemesinin kararının hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle hükmün bir kısmının kaldırılıp bir kısmının muhafazası şeklinde verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
Geçici ödeme kararının, ihtiyati tedbir niteliğinde olduğu- Tasarrufun iptali davasında, takip dayanağı olan geçici ödeme kararına yönelik bir itirazın olmadığı, takibe itirazın olmadığı, bu hali ile takibin kesinleştiği ve yasada aranan, kesinleşmiş bir alacak olma koşulunun oluştuğu- İptali istenen tasarrufun, icra takibine konu borcun doğum tarihinden sonra yapılmış olduğu, haciz tutanağının aciz vesikası niteliğinde olduğu, davalı-borçlunun davaya konu taşınmazını annesinin teyzesinin oğluna sattığı, onun da yine teyze oğluna sattığı, davalıların anneleri ile, dahili davalı-borçlunun anneannesinin kardeş olduğu, davalı-borçlu tarafından işlenen cinayetin yayın organlarında da yer alıp, maddi-manevi tazminat davasının konusu olduğunun akrabaları tarafından bilinmemesinin, dolayısıyla bu taşınmazın satılmasındaki amacın bilinmemesinin mümkün olmadığı; bu nedenle malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği-
Bölge Adliye Mahkemesince, HMK'nun 353/1-a-6. bendi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiğine göre, bu karara uygun şekilde işlem yapılması gerekirken, işin esasına da girilerek şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddedilerek çelişkili şekilde hüküm kurulması mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
Bölge adliye mahkemesince kararın 1. bendinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine denildikten sonra 2. bendinde ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi yönünde hüküm tesis edilmiş olması HMK’nın 114/1-d ve 115/1,2 maddeleri uyarınca öngörülen usule aykırı olduğu gibi 353/1-b,2 madde ve bendi gereğince hükmün düzeltilmesinin ancak istinaf başvurusunun kabulü halinde mümkün olacağı gözardı edilerek kendi içinde çelişki meydana getirecek şekilde karar verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu-
Bölge Adliye Mahkemesince, HMK. mad. 353/1-b-2 gereğince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, ilk derece mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, yeniden esas hakkında karar verilmeksizin, para cezası yönünden ilk derece mahkemesi hüküm fıkrasının düzeltilmesi suretiyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği-