Akdi ilişki borçlu tarafından kabul edildiğine göre, BK.nun 73.maddesinin olaya uygulanması gerekli olduğundan, alacaklının BK.nun 73.maddesi gereğince kendi ikametgahında icra takibi başlatmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması dava şartlarından olduğundan, hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi halinde, İİK. nun 50. maddesi uyarınca; öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerekeceği-
İcra mahkemesinin kendisine yapılan “itirazın kaldırılması” istemi hakkında İİK. nun 68.maddesi uyarınca yapacağı inceleme sonucunda “itirazın kaldırılması talebinin kabulüne ya da reddine” şeklinde karar verebileceği “görevsizlik kararı” veremeyeceği-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; takip ve davanın doğru yerde açılmış, davacının davalıdan alacaklı olduğu fakat taraflar arasında vade farkına ilişkin bir anlaşmanın bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin haksız olduğu ve davalının takip tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı yan yararına %20 oranında tazminata karar vermiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
“Takip dayanağı faturalardaki malların teslim edilmediği” yolunda borçlunun bir itirazının bulunmaması halinde BK. 73 (şimdi; TBK. mad. 89) uyarınca alacaklının fatura bedelinin ödenmesi için alacaklının ikametgahının bulunduğu icra dairesinde takip yapabileceği-
Dava faturaya dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davalı tarafça akdi ilişki inkâr edilmediğine göre uyuşmazlığın bir miktar para alacağına yönelik olduğu gözetilerek BK.’ nun 73/1 ve HMK’ nun 10. maddesi uyarınca davacı şirketin merkezinin bulunduğu yer icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkili olduğu düşünülmeden “yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin, hükmün bozulmasına neden olacağı-
Davalı akdi ilişkiyi inkâr etmiştir. Taraflar arasında akdi ilişki bulunmaması halinde yetki yönünden B.K.’nun 89/(1) ve HMK.’nun 10. maddelerinin uygulanabilirliğinden söz edilemeyeceği-
Akdi ilişkinin davalı tarafından inkâr edilmemiş olması halinde, bir miktar para alacağına ilişkin icra takibinin BK. 73 (şimdi; TBK. mad. 89); HUMK 10 (şimdi; HMK. 10) uyarınca alacaklının ikametgâhında yapılabileceği ve ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davasının alacaklı tarafından aynı yerde (kendi ikametgâhının bulunduğu yerde) açılabileceği–
Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda sözleşmenin yerine getirileceği yer icra dairesinde de takip yapılabileceği; sözleşmenin yerine getirileceği yerin öncelikle tarafların açık veya zımni iradesine göre belirleneceği, bu hususun anlaşılmadığı hallerde, BK.'nun 73. maddesine (şimdi; TBK. mad. 89) göre hareket edileceği (Alacaklının kira alacağından kaynaklanan takibini 'kiralananın bulunduğu yer' veya 'borçlunun ikametgahı'nın bulunduğu yer icra dairesinde de yapabileceği)-
«İtirazın iptali davası»nın, icra takibinin uzantısı olduğu, iki dosyanın bir birlik oluşturduğu, davalının (borçlunun) icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olması halinde, bu «hadise»nin çözümlenmeden davaya devam edilemeyeceği, itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemenin öncelikle -icra mahkemesinin yerine geçerek- icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi ve borçlunun bu itirazını yerinde bulması halinde, işin esasına girmeden «icra dairesinin yetkisiz olduğuna» aksi halde ise, işin esasına girip, toplanacak delillerle oluşacak sonuca göre karar vermesi gerekeceği-