Yasal sürede istinaf süre tutum dilekçesi sunulmasına rağmen, gerekçeli karar tebliğinden itibaren 10 günlük yasal sürede gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığından istinaf süre tutum dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların, temyiz incelenmesinde değerlendirilemeyeceği-
İstinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu, bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağı, somut olayda, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararın davacı vekiline 22/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili 07/05/2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olduğundan istinaf başvurusu süresinde olmadığından istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı-
HMK m. 341 vd. uyarınca istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu, bu sürenin, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağı- Somut olayda, ilk derece mahkemesince gerekçeli karar davacı vekiline 22/04/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı vekili 07/05/2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olduğundan istinaf başvurusunun süresinde olmadığı- davalıların davacı şirket yetkilisini telefonla arayarak telefona gelen şifreyi hileli davranışlarla ile kendisinden aldıkları bu nedenle bahse konu bedeli davacıya iade ile yükümlü oldukları ancak her ne kadar bilirkişi raporunda davalı bankanın da bu bedelden müşterek müteselsil sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, bankanın üzerine düşen güvenlik önlemlerini aldığı, davacı şirket hattına SMS ile şifre gönderdiği, bu şifreyi davacı şirket yetkilisi 3. Kişiler ile paylaşmasaydı davacı şirket hesabından para aktarımının söz konusu olmayacağı, bu nedenlerle davalı bankanın üzerine düşen özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve sonuç olarak bu bedelden sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği-
6100 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında tarafların ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin gösterileceği, aynı Kanun'un 355 inci maddesinin birinci fıkrasında incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılacağı ve 359 uncu maddesinin ikinci fıkrasında hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği- Davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden de istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmasına karşın, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kusur belirlemesine yönelik başvurusunun incelenmemiş olması yerinde görülmediği-
Davanın; basın yoluyla kişilik haklarının ihlal edilmesi iddiasına dayalı manevi tazminat davası olduğu, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davaya konu edilen haberde gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verildiği, kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığı ve doğrudan davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği-
Kadın işçinin, resmi evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde iş akdini feshetmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı- Somut olayda; davacı işçi 08/08/2020 tarihinde evlendiğinden 1 yıllık süre bir sonraki yılın aynı günün mesai saati ile bittiği ve süre yasal olarak ertesi günü mesai bitimine kadar uzamayacağı- İşveren, resmi bir kuruluş olmadığından fesih şekli yönünden öngörülen bir şekil şartı bulunmadığı- Sürelerin uzamasının ancak resmi tatil günü olduğu-
Dava şartı arabuluculuk uygulaması görev ilişkisinden bağımsız değerlendirilmesi gereken bir konu olduğu için, daha önce dava şartı arabuluculuk süreci sonunda anlaşamama son tutanağı düzenlenmiş ve aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği görevsiz veya yetkisiz mahkemede dava dilekçesine eklenmişse, artık görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılmış olan dava itibarıyla tamamlanmış bir usul işleminden söz edileceğinden, görevli veya yetkili mahkemede tekrar dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulmuş olunmasının aranmayacağı-
Müteselsil kefile başvuru şartını düzenleyen 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesinin birinci fıkrası emredici bir hüküm niteliğini taşısa da, kamu düzenine ilişkin bir hüküm niteliğini taşımadığı- Davalı taraf istinaf yoluna başvurmadığından,  Bölge Adliye Mahkemesince taraflarca getirilme ilkesine ve aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu- Her emredici hükmün ihlâli hâlinde kamu düzenine aykırılık bulunduğundan söz edilemeyeceği- 
İcra iflas dairesince ihalenin feshi davası açılması veya sıra cetveline itiraz veya şikayet halinde bedelin bakanlığın ekli 104/1 sayılı genelgesi gereğince kamu bankası olarak hizmet veren Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıflar Bankası'nın mevduat ilan edilen yıllık faiz oranları bildirim formu ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak tabela faizi (cari faiz) oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması gerektiği- Türkiye Vakıflar Bankası tarafından Merkez Bankasına bildirilen faiz oranları üzerinden nemalandırma yapılması gerekirken dava konusu ihale bedeline % 4,50 faiz oranının uygulanması sonucu davacının zarara uğradığı-
Bilirkişi raporlarına göre takip dayanağı senetteki keşideci imzası davacı borçluya ait olduğundan imza itirazı yerinde olmasa da, davalı alacaklı tarafından sunulan sözleşmedeki imza davacı tarafça kabul edilmese de, davacı tarafın, davalı alacaklı tarafından kabul edilen sözleşme içeriğine dayanarak borca itiraz sebeplerini ileri sürmesinin davanın genişletilmesi mahiyetinde kabul edilmediği- Davalı tarafça sunulan sözleşme ekindeki belgede sözleşme içeriğindeki taraflar, miktar, tanzim ve vade tarihi olarak takip dayanağı bono ile aynı olup kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermediğinin anlaşıldığı-