Davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemi-
Davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemi- Kapama fındıklık niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu irtifak hakkının idare adına tesciline karar verilmesinin yerinde olduğu- Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranının uygun görüldüğü- AİHM'nin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği-
Dava konusu taşınmazın imar planı ve mücavir alan içerisinde kaldığı, etrafının meskun mahal olduğu, belediye hizmetlerinden yararlandığı, bu nedenle arsa vasfında kabul edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazın arsa vasfında olmasına göre, İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereği kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesine mahallinde yapılan keşfe iştirak eden bilirkişi kurulunca yapılan tespit ve hesaplamalar sonucunda tanzim edilen 12.04.2023 tarihli bilirkişi kurulu 2. ek raporu doğrultusunda belirlenen kamulaştırma bedelinde ve taşınmaz üzerindeki yapıya yıpranma payı da düşülerek karşılık saptanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı- 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının doğru olduğu-
Tapu maliki davacılar ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili-
Davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerinden enerji nakil hattı geçirilerek pilon dikilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin sorumlu idareden tahsili istemi-
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemi-
Davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili-
Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinin yerinde olduğu- Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre dava konusu 294 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 nci maddesinin (a) fıkrası uyarınca yapılan 12.09.2022 tarihinde kadastro yenileme çalışmaları sonucunda pasife alınıp, 198 ada 1 parsel numarasını aldığı anlaşılmış olup bu durumda yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni tapu kayıtları ile yeni kadastro krokisi ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi olmasının bozmayı gerektireceği-
İmar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değerinin; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edileceği- Tespit edilen bu bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedelin hak sahibine ödeneceği-