Şirketin yasal düzenlemeler nedeniyle Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce resen terkin edilmesi nedeniyle açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün davalı olması gerekli ve yeterli olup, ihyasına karar verilmesi istenilen şirkete, ortaklarına ve bu şirketin tasfiye memuruna karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği-
Sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği-
Sicil kaydının resen silindiği durumlarda şirketin adına kayıtlı taşınmaz bulunduğunu ve şirketin burayı tasarruf edemediğini ileri sürerek şirketin ihyası ile sicile kaydına karar verilebilineceği-
İhyası istenilen şirket hakkında terkinden önce açılmış bir dava var iken terkin işleminin yapılması TTK’nın geçici 7. maddesine aykırı olduğu, yapılacak tasfiye işleminin yasaya uygun olmayacağı, bu nedenle mahkemenin sadece ihya kararı vermekle yetinmesi gerektiği, tasfiye memuru atamasının doğru olmayacağı -
Davacı vekilinin terkin tarihinden sonra ortağı bulunduğu şirketin 6102 s. TTK. geçici mad. 10 çerçevesinde sermaye artırımına gittiğini ve keyfiyeti Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirdiklerini de ileri sürmüş olması nedeniyle, dava ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasa hükmüne dayalı bu iddia konusunda mahkemece herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın şirketin ihyasına ilişkin davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacı, SGK tarafından sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan davanın varlığına rağmen davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce yapılan terkin işleminin 6102 s. TTK'nın geçici 7. maddesine aykırı olarak gerçekleştiği saptandığına göre, davalı tarafından davaya karşı konularak müdürlük işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddinin istendiği de nazara alındığında; HMK. mad. 312/2'nin uygulanma koşullarının bulunmadığının kabulü ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderinden sorumlu olduğu nazara alınarak davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmesi gerektiği-
Ticaret sicilden terkin edilen borçlu şirket hakkında, alacaklı tarafından ihya kararı alınmadan, borçlu hakkında takip işlemlerine devam edilerek satış işleminin yapılması, hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
TTK’nin geçici 7. maddesi gereğince resen sicilden terkin edilen davacı şirketin yeniden ihyası istemi-
11. HD. 25.04.2016 T. E: 4126, K: 4541-
Mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde, TTK. mad. 547/2 uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilan gerektiği-