Davalı yanca konulan ihtiyati haciz, itirazın kaldırılması yargılaması sonunda verilen hükümle 09.06.2005 tarihinde kesin hacze dönüşmüş olup, ihtiyati haciz sahibi alacaklının satış talebinde bulunamayacağı; İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ncı maddesindeki sürelerin kesin haciz tarihinden itibaren hesaplanacağı ilkesi gözden kaçırılarak hüküm kurulamayacağı-
Taşınmazı hacizle yükümlü olarak satın almış olan yeni malikin “iki yıllık (şimdi; bir yıllık) süre içinde taşınmazın satışının istenmemiş olması nedeniyle haczin düşmüş olduğu” konusunda –haczin konulduğu icra takip dosyasında taraf olmadığı için- şikayette bulunamayacağı (bu konuda şikayet hakkına sahip olmadığı)-
HUMK’un 101. (şimdi; HMK.’nun 389.) maddesinin koşulları çerçevesinde asliye/sulh hukuk mahkemesince verilen tedbir kararlarının, dava konusu taşınmazın 3.kişilere rızaen devrini engeller nitelikte olduğu, kayıt sahibi hakkında cebri icra yolu ile takip yapılmasını ve bu takip sonucunda taşınmazın satışını engelleyecek nitelikte olmadığı-
Paranın haczinde satış safhası olmadığı için haczin gerçekleştiği an mevcut pararnın alacaklıya ödeneceği, bu nedenle İİK’nun 106 ve 110. Maddelerinin para hacizlerinin uygulama alanı bulunmayacağı (Ancak;haczedilen paranın bir yıl içinde icra dosyasına getirtilmemesi halinde para üzerindeki haczin düşeceği)-
İhtiyati hacizlerde alacaklının ihtiyaten haczedilen malın satışını ihtiyati haczin kesinleşmesinden itibaren -taşınırlarda bir yıl, taşınmazlarda iki yıl içinde- istemesi gerekeceği—
Kara taşıt araçlarının fiilen haczi ile kayden haczi arasında hukuken bir fark bulunmadığı, İİK. mad. 106’daki satış isteme süresinin kaydi haciz ile de başlayacağı ve araç fiilen haczedilmemiş (muhafaza altına alınmamış) ve kıymet takdiri yapılmamış dahi olsa, kayden haczedildiği tarihten itibaren İİK. mad. 106 uyarınca satış masrafı da yatırılarak (İİK. mad. 59) satışının talep edilmemiş olması halinde araç üzerindeki haczin düşeceği—
Alacaklının kanunî süresi içinde (İİK. mad. 106) satış istemesine rağmen ihalenin -örneğin; alıcı çıkmaması nedeniyle- gerçekleşmemesi halinde alacaklının önce «satış talebi»nin ve tapuya haczin konulmasından itibaren iki yıl geçince de «haciz»in düşeceği (bu hacze artık sıra cetvelinde pay ayrılamayacağı)—
Kara taşıt araçlarının sicil kaydına konan haczin, araç sahibinin araç üzerindeki tasarrufunu kısıtlaması nedeniyle, geçerli bir «el koyma» ve «haciz» niteliğinde olduğu - Aracın kaydına haciz koydurmuş olan alacaklıya da, aracı fiilen haciz ettirmiş alacaklı gibi, sıra cetvelinde yer verilmesi gerekeceği - Kara taşıt araçlarının «fiili haczi» ile «kayden haczi» arasında doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından fark olmadığı, bunlardan hangisi daha önce yapılmışsa, onun için sıra cetvelinde daha ön sırada yer ayrılacağı—
K. takdiri ve fiili haciz yapılmamış dahi olsa, haciz tariinden itibaren taşınırların bir yıl, taşınmazların ise iki yıl içinde (İİK. mad. 106, 110), satış masrafı da yatırılarak (İİK. mad. 59), satışlarının istenmemiş olması halinde, konulmuş olan hacizlerin düşeceği—