Davalının avans yatırmak suretiyle 7.3.2005 tarihinde yapmış olduğu satış talebi,kıymet takdiri yapılmadan satış talep edilemeyeceği gerekçesiyle 10.3.2005 tarihinde icra müdürü tarafından reddedilmiş olup,bu karara karşı şikayet yoluna başvurulmamıştır; satışın reddine ilişkin icra müdürü kararının bu şekilde kesinleşmesi nedeniyle, geçerli bir satış talebinin varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece bu husus gözetilerek davalının haczinin düşüp düşmediği konusunda bir karar verilmesinin gerekeceği-
Çok az miktarda da olsa satış avansının süresi içinde yatırılmış olması ile usulüne uygun olarak satış talebinde bulunulmuş sayılacağı-
İcra müdürlüğünce; ipotekli alacak miktarı alacaklı bankadan sorulup tesbit edilmeden, satış bedelinin rüçhanlı alacakları karşılayıp karşılamadığı araştırılmadan ihale yapılamayacağı– Taşınmaza kıymet takdir edilmesine dair istem ve işlemlerin “satışa hazırlık” niteliğindeki birer işlem olup, açıkça “satış talebi” olmadıkça, İİK.’nun 106. maddesindeki süreyi kesmeyeceği-
Taksitle ödeme sözleşmesi süresince hiçbir işlem yapılamayacağından, satış isteme sürelerinin (İİK. 106, 110, 150 c) işlemeyeceği-
Süresi içinde satış avansı yatırılmadığı için üzerlerindeki hacizler düşmüş olan menkul malların, buna rağmen yapılan ihalede satılmış olmalarının, yapılan ihalenin feshine neden olacağı-
8.3.2002 tarihinde üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinin kesinleşmesinden sonra 1 yıl içinde bu ihbarnameye konu paranın istenmemesi nedeni ile 89/1 ihbarına dayalı üçüncü kişi nezdinde kesinleşen alacak üzerindeki haciz işlemi düşmüş bulunduğundan bu ihbarnameye dayalı alacaklar için üçüncü kişinin menkulleri üzerine konulan hacizlerin de düştüğü- Bu sebeple yeniden prosedür uygulanmadan düşen haciz ihbarnamesine dayalı olarak yapılan hacizlerle ilgili işlemler sürdürülemiyeceğinden bu yöne dair şikayetin kabulü gerektiği-
Taşınırlar üzerine konulan haczin, bir yıl içinde satış talep edilmemekle düşeceği, trafik siciline kayıtlı araçlar üzerine kayden ve fiilen haciz konulması arasında hukuken bir farkın bulunmadığı, hukukumuzda haczin yenilenmesi kavramının mevcut olmadığı, her haczin konulduğu tarih itibariyle yeni bir haciz niteliğinde olduğu-
Haciz tarihinden itibaren 1 ve 2 yıllık (şimdi, 6 ay ve 1 yıllık) süre içinde satış istemiş olan alacaklının, daha sonra satış talebini geri alması (satışı durdurması) halinde, haciz tarihinden itibaren 1 ve 2 yıllık (şimdi, 6 ay ve 1 yıllık) süre dolmadan (yani kalan süre içinde) yeniden satış istememesi halinde, haczin düşeceği-
Haciz tarihinden itibaren iki yıllık (şimdi 1 yıllık) yasal süre içerisinde satış avansının yatırılması durumunda haczin düşmeyeceği, sıra cetveline şikayet davasının reddinin gerekeceği-
Sadece kıymet takdiri talebinde bulunulmasının, satış isteme süresini(İİK. m. 106) kesmeyeceği; fakat masrafı yatırılarak kıymet takdiri talebi ile satış talebinin birlikte yapılması halinde satış isteme süresinin (İİK. m.106) kesilmiş olacağı-