Alacaklı İİK.’ nun 121. maddesine göre icra hukuk mahkemesinden yetki alıp izale-i şüyu davası açmakla satış istemiş gibi kabul edilmiş ise de, alacaklı yetki alıp bir sene içerisinde izale-i şüyu davası açmakla birlikte, izale-i şüyu kararından (kanınımızca; kararın kesinleşmesinden) itibaren İİK.’nun 106. maddesinde belirlenen bir yıllık süre içerisinde satış talebinde bulunmadığı, bu durumda, alacaklının haczinin düştüğü kabul edilerek oluşan sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekeceği-
İİK’nun 40. maddesi uyarınca kararın bozulması ile takip muamelelerinin olduğu yerde duracağı, bu durmanın, aynı Yasa’nın 106 ve 110. maddeleri anlamında da sonuç doğuracağı, tasfiye halinde T. Emlak Bankası AŞ.’nin alacaklı olduğu takip dosyası hakkında borçlu tarafından iptal amacıyla şikayet yoluna başvurulduğu, verilen kabul kararının bozulmasından sonra İcra Mahkemesi'nce şikayetin reddi kararının verildiği, bu durumda mahkemece, adı geçen davalının haczinin düşüp düşmediği konusunda, belirtilen ilkeler göz önünde tutularak bir değerlendirme yapılmasının gerekeceği-
İstihkak davası sırasında, İİK.’nun 106. maddesindeki süreleri işlememesi nedeniyle, ‘satış istenmediği’ gerekçesiyle, davaya konu olan mallar üzerindeki haczin düşürülemeyeceği-
Borçlunun üçüncü kişi konumundaki bankadaki mevduatının, İİK’nun 106/II maddesi koşullarında “taşınır” hükmünde olduğu; üçüncü kişi bankaya gönderilen 1. haciz ihbarnamesine karşı, üçüncü kişinin itiraz süresi içinde “borçlunun kendisinde olan alacağı üzerinde rehin hakkı olduğunu” ileri sürmesinin, 1. haciz ihbarnamesine yönelik yapılmış bir “itiraz” niteliğinde olduğu, yapılan bu itiraza rağmen, üçüncü kişi bankaya “2. haciz ihbarnamesi” veya “haciz müzekkeresi” gönderilemeyeceği-
Asliye hukuk mahkemesince verilip tapuya bildirilmiş olan ihtiyati tedbir kararının (“satılamaz şerhinin”) ayrıca açıklık içermediği sürece, tapuda yapılacak iradi devirleri engelleyeceği, icraca konulacak hacizlere (ve daha sonra taşınmazın cebri icra yoluyla satılmasına) engel teşkil etmeyeceği-
Mahkemelerce konan tedbir kararı, sadece malikin taşınmazı üçüncü kişilere rızai devrini ve tasarruflarını engelleyip, cebri icra yolu ile satışını engellemeyeceğinden, "tedbirin kaldırılmadığı"ndan bahis ile, ihalenin feshine karar verilemeyeceği-
6183 Sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde konulan hacizlerin, İİK.'nun 106. maddesi gereğince yasal sürede satış istenmemesi nedeniyle düşmeyeceği-
İpotek tarihinden sonra verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının, ipotekli taşınmazın satışının yapılmasına engel teşkil etmeyeceği-
Satış isteme süresi kesin haciz tarihinde başlayacağı ve İİK mad. 97/3 uyarınca istihkak davası açılması halinde bu dava süresince satış isteme süreci işlemeyeceği-
Satış isteme sürelerinin geçmesine rağmen, icra müdürünün satış talebini kabul etmesinin süresiz şikayete tabi olduğu- Satış isteme geçmesi nedeniyle haczin kalkmış olmasına rağmen yapılan ihalenin feshi gerektiği- Taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekeceği- Paraya çevirme giderlerine satış yolluğu ve tebligat giderlerinin de ilavesi gerekeceği-