İİK. mad. 363 uyarınca tefhimden itibaren temyiz süresinin başlaması için hükmün HMK. mad. 298/3 ve 294/3 uyarınca yazılıp, tefhimi gerektiği- Alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikayet yolu ile ortadan kaldırılmaması halinde, haczin düşmeyeceği (İBK 16.02.2018 T. 4/1)- Aynı sıra cetveline yönelik farklı şikayetler hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmasının, kararların infazında da şüphe ve tereddütlere neden olarak uyuşmazlıkların uzun süre devam etmesi ihtimali doğurabileceği-
Borçlunun 3. kişi nezdindeki alacakları İİK'nun 106/2.maddesi uyarınca menkul hükmünde olup, haczi halinde borçlu ancak haczedilmezlik nedeniyle haczin kaldırılmasını talep edebileceği, haczedilen alacağın 3. kişiye ait olduğu hususunun ise İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak iddiası niteliğinde olup ancak 3. kişi tarafından ileri sürülebileceği-
İflasın ertelenmesi süresi içinde satış isteme sürelerinin işlemeyeceği-
6762 sayılı TTK.'nun 726. maddesini değiştiren 6273 sayılı Kanunun 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde zamanaşımı süresinin 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıl olduğu-
İcra müdürünün haciz işlemini gerçekleştirdiği sırada, bir başka anlatımla haciz tarihinde, haczedilen malın borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu ve yeterli olduğu, böyle olduğu takdirde icra müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmadığının kabulü gerekeceği-
Şikayete konu kamyonete ilk olarak 29.3.2012'de haciz konulduğu, İİK'nun 106. maddesi gereğince 1 yıllık süre içerisinde satışı istenmediğinden haczin düştüğü, alacaklının talebi ile 22.7.2013'te yeniden haciz konulduğu, bu haczin de İİK'nun 106. maddesinde yapılan değişiklik gereğince 6 aylık süre içerisinde satış istenmediğinden düştüğü, alacaklının talebi üzerine 30.01.2014 tarihinde yeni bir haciz konulduğu, bu haczin ise 6 aylık sürede satış istenmediğinden düşmesi nedeniyle alacaklının talebi ile 16.8.2014'te yeniden haciz konulduğu, şikayetçinin 26.9.2014'te mahkemeye yaptığı şikayet başvurusunun bu son hacze ilişkin olduğu, ... Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun 07.11.2013 tarih ve 301 nolu kararı gereğince; takip konusu borcun ... Belediye Başkanlığı'na, şikayete konu mahcuzun ise şikayetçi ...'ye devredildiği, dosyada mübrez 04.6.2014 tarihli tutanakla da kamyonetin şikayetçiye teslim edildiğinin anlaşılmış olduğu- Bu durumda; 07.11.2013 tarihli komisyon kararı ile 04.6.2014 tarihli teslim tutanağı gereğince, şikayete konu 16.8.2014 tarihli haciz tarihi itibariyle borçtan sorumlu olmayan ...'ye devredilen araç üzerine haciz konulamayacağı gerekçesiyle şikayetin kabulünün gerekeceği-
İcra ve İflas Kanunu'nda, taşınmaz üzerine konulan haczin yenilenmesi diye bir müessesenin mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından olsa da konulan her haczin yeni bir haciz niteliğinde olup borçlunun her hacze yönelik olarak şikayet hakkının bulunduğu-İİK'nun 82/12. maddesinde yer alan haczedilmezlik şikayetinin, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca yedi günlük süreye tâbi olup, bu sürenin haczi öğrenme tarihinden itibaren başladığı-
12. HD. 06.12.2018 T. E: 5275, K: 12980-
Şikayetçinin icra dosyasında taşınmazlara 22.12.2008 tarihinde haciz konulduğu, 2 yıl olan satış isteme süresinde 13.10.2010 tarihinde, İİK'nın 121. maddesi gereğince verilen yetki üzerine ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, bu işlemler süresince 22.12.2008 tarihinde konulan haciz için satış isteme süresi duracağından bu dosyanın haciz tarihinin 22.12.2008 olduğunun kabulü gerektiği-
Satış, yeni konulan hacizlere dayanılarak yapıldığından, bu hacizlere göre yeniden kıymet takdirlerinin yapılması ve satışın da bu yeni kıymet takdirleri üzerinden gerçekleştirilmesi gerekirken, düşen hacizlere dayalı olarak belirlenen kıymet takdirlerinin herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacağından, satışa esas alınmaları mümkün olmayıp, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekeceği- O halde, … tarihli haciz sonrası yeniden kıymet takdirleri yapılması gerekirken, kalkmış (düşmüş) hacizlere dayalı kıymet takdirleri esas alınarak ihalenin yapılması usulsüz olup, mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-