Şikayete konu haciz tarihinin 22.10.2009 olması nedeniyle 7343 s. Yasa ile getirilen değişiklikten önceki hükümlerin uygulanacağı sonucuna varılmış ise de; somut uyuşmazlıkta, şikayete konu taşınmazlar üzerine 22.10.2009 tarihinde haciz tesis edildiği, alacaklı tarafından 13.06.2011 tarihinde satış talebinde bulunulduğu ve aynı tarihte bir miktar satış avansının yatırıldığı, 7343 s. Yasa ile ilgili maddelerde yapılan değişikliklerin Kayseri il ve ilçelerinde 01.06.2022 tarihi itibariyle ilanı yapılacak artırmalar hakkında uygulanacağının belirlendiği, buna göre haciz tarihi itibariyle tarife hükümleri uygulanmayacağından alacaklı tarafından tarifede belirlenen giderlerin peşin olarak yatırılması zorunlu değil ise de, İİK'nın geçici madde 18/3. uyarınca tarifenin yürürlük tarihi olan 08.03.2022 tarihinden itibaren bir yıl içinde (08.03.2023 tarihine kadar) tarifede belirlenen miktarın altında kalan satış avansının tamamlanması zorunlu olduğu-
7343 s. K. ile İcra ve İflas Kanunu’na eklenen geçici 18. maddenin 3. fıkrası ve bu kapsamda yayımlanan Satış Giderleri Tarifesi hükümleri uyarınca, Tarife’nin yürürlüğe girdiği 08.03.2022 tarihinden önce satış talep edilmiş olmasına rağmen giderlerin tamamının yatırılmadığı hallerde, eksik kalan masrafların bir yıllık kesin süre içinde (yani, 08.03.2023 tarihine kadar) tamamlanmasının zorunlu olduğu, bu durumda icra müdürlüğünce alacaklıya muhtıra gönderilmesine gerek bulunmadığı, süresi içinde tamamlanmayan giderler nedeniyle satış talebinin vaki olmamış sayılacağı ve buna bağlı olarak haczin düşmüş kabul edilmesi gerektiği- "Somut olayda, 7343 s. K. ile değişiklikten önceki İİK m. 59 ve 106 hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği, az da olsa satış avansının yatırılmış olması hâlinde usule uygun satış talebinin yapılmış sayılacağı, İİK m. 110 uyarınca satış talebi yapıldığında icra müdürünün alacaklıdan satış avansını on beş gün içinde depo etmesini talep etmesi gerektiği ve verilen süre içinde belirtilen satış avansı depo edilmezse haczin kalkacağı" görüşü ile "Kanun'un satış talebinin vaki olmamış sayılması için çıkarılacak Tarife'ye göre miktar yatırılması zorunluluğundan söz ederken bu zorunluluğu yerine getirmeyi mümkün kılan bir Tarife Kanun'da belirtilen süreye rağmen çıkarılamamış ise haciz alacaklılarının bu zorunluluğu karşılayacak miktarı bilip yerine getirebilmelerinin mümkün olmayacağı, dolayısıyla İİK'nın geçici madde 18/3 hükmünde belirtilen satış talebinin vaki olmamış sayılması sonucu da ortaya çıkmayacağından Kanun'un geçici 18. maddesinde yer alan, geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı hükmüne göre değerlendirme yapılması gerektiği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığının şart olduğu- İcra dosyasının incelenmesinde, dava konusu taşınmaz üzerine 06.12.2023 tarihinde haciz konulmuş olup, alacaklılar vekilince 02.12.2024 tarihinde gerekli avans yatırılarak satış talebinde bulunulmuş, İcra Müdürlüğünce satış talebinin kabulüne karar verildiğinden, İİK’nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düştüğünden bahsedilemeyeceği-
Genel haciz yoluyla ilâmsız takipte borçlu adına kayıtlı taşınmazlara 03.02.2016 tarihinde haciz konulması, alacaklı vekilince 06.10.2016 tarihinde satış talep edilerek 100,00 TL satış avansının yatırılması ve Kayseri ilinde elektronik satış uygulamasına 01.06.2022 tarihinde geçilmiş olması karşısında, 30.11.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun ile İİK’ya eklenen geçici madde 18 hükmü ile 08.03.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Giderleri Tarifesi'nin geçici madde 1 hükmüne göre icra müdürlüğünce alacaklı vekiline eksik satış giderinin yatırılması için 7343 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki İİK’nın 59, 106 ve 110. maddelerine göre süre verilmesinin gerekip gerekmediği-
Mahkemece verilen tedbir kararında "tedbirin cebri satışa engel olduğuna" dair bir ibare yer almadığından, tapu kaydına düşülen şerhin cebri icra yolu ile yapılacak satışa engel olmayacağı, mahkemenin, aksi yöndeki cevabının da sonuca bir etkisinin bulunmadığı-
Şikayetçi vekilinin dilekçesinde itirazına konu ettiği 12.04.2021 tarihli haczinin satış tarihi itibariyle -süresinde satış istenmemiş olması dolayısıyla- düşmesi sebebiyle şikayete konu sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle verilen şikayetin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Hacze ilişkin olarak alacaklının, 1 yıllık sürede olacak şekilde satış talep etmesine rağmen satış avansını 1 yıllık süreden sonra yatırdığından, İİK. m. 110/1 gereği, taşınır üzerindeki bu haczin şikayet tarihinden önce düştüğü-
Taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu, takipte borçlu sıfatı bulunmayan üçüncü kişinin, mülkiyeti kendisine ait taşınmaza konan haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden şikayet yolu ile isteme hakkının olduğu, 4721 Sayılı TMK'nun 705/1. maddesinin; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmünü içerdiği- Şikayete konu taşınmaz tapu kayıtları celbedilerek şikayet tarihi itibariyle şikayet konusu taşınmazların şikayetçi 3. kişiler adına kayıtlı olması halinde şikayetçi 3. kişilerin icra mahkemesine yaptığı başvurusunda İİK'nın 106 ve 110. maddeleri gereğince hacizlerin düştüğüne dair iddiasının da bulunduğu, bu hususta mahkemece İİK'nın 106 ve 110. maddeleri gereğince bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla; mahkemece, İİK'nın 106. ve 110. maddeleri kapsamında da inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle şikayete konu taşınmazlara ilişkin hukuki yarar da gözetilerek hacizlerin düşüp düşmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Dairemizin 14.10.2024 tarih, 2024/2963 E.-2024/8508 K. Sayılı kararında "....tarifenin yürürlüğe girmesinden önce satış talep edilmiş ve satış giderlerinin tamamı yatırılmamışsa, tarifede yer alan ücretin 08.03.2023 tarihine kadar yatırılması gerektiği anlaşılmış olup, dosyanın incelenmesinde İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra, Bölge Adliye Mahkemesi inceleme aşamasında az yukarıda belirtilen sürelerin dolduğu, satış avansı adı altında tarifeye uygun bir paranın icra dosyasına yatmadığı, böylelikle taşınmaz üzerindeki haczin düştüğü anlaşılmıştır. 3. kişinin şikayetinin, haczin düştüğü kabul edilerek değerlendirilmesi gerekirken haczin düşmediği kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalıdır......" şeklindeki değerlendirme ve gerekçe ile bozma kararı; İlk Derece Mahkemesinin bozma kararına uyma kararı sonrası "Bölge Adliye Mahkemesi inceleme aşamasında az yukarıda belirtilen sürelerin dolduğu, satış avansı adı altında tarifeye uygun bir paranın icra dosyasına yatmadığı, böylelikle taşınmaz üzerindeki haczin düştüğü"nü değerlendirerek belirtilen şekilde karar vermesi, şikayet tarihi itibari ile satış gideri yatırmak için tarifede belirlenen süre henüz dolmadığından ve bu süre dolmadan dosya borcu ödenerek hacizlerin fekkine ilişkin müzekkere yazıldığından, bozma kararı açık maddi hata nevinden olup, bozma lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceği- Tüm bu nedenlerle ve gelinen aşama itibari ile İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek ve şikayet tarihi itibari ile tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmetmek gerekeceği-
Şikayetçi üçüncü kişinin devraldığı taşınmazlara ilişkin olarak süresi içinde usulüne uygun satış talebi bulunmadığından hacizlerin düştüğü-