Boşanma yüzünden yoksulluğa düşme koşulları davalı-davacı kadın yararına oluşmadığı- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre 2015 doğumlu ortak çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakasının az olduğu-
Toplanan delillerden; davalı kadın vekilinin süresinde verdiği cevap dilekçesinde; nafaka artırım dosyasının devam ettiğini, müvekkilinin geçimini temin etmekte zorlandığını, ortak çocuğun elinden geldiğince annesine yardım ettiğini beyan ederek "............ Asliye Hukuk Mahkemesinde bağlanan 500,00 TL tedbir nafakasının 1500,00 TL'ye yükseltilerek tedbiren bağlanan bu nafakanın boşanmaya bağlı olmaksızın devamına" karar verilmesini talep ettiği, bu talebin kadının yoksulluk nafakası talebinin varlığını gösterdiği, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusuru daha ağır olmayan kadının düzenli bir işi ve gelirinin olmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceğinin, lehine yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekeceği-
Kadının emekli olduğu ve boşanma ile yoksulluğa düşmeyeceği, buna göre davacı- karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Kadının kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğu, davacı kadının ve davalı erkeğin gelirlerinin birbirine yakın ve denk olduğu, TMK 175 inci maddesinde aranan koşulların somut olayda kadın yararına gerçekleşmediği-
Tarafların gelirleri birbirlerine yakın ve denk olduğundan, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre erkek lehine takdir edilen yoksulluk nafakasının az olduğu- 
Somut olayda kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş ise de tarafların ekonomik ve sosyal durumu, yaşları, evlilik süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında kadın yararına irat şeklinde yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin hatalı olduğu- TMK m. 176/1 uyarınca bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" kararı verilmesi hususunun değerlendirilmesi gerektiği-
Kadının; Fransa'da doğduğu, lisans mezunu olduğu ve hemşire olarak çalıştığına ilişkin beyanı ve tanık beyanından kadının Fransa'da hemşire olarak çalıştığı anlaşıldığından, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerektiği-
Kadının çalıştığı, düzenli ve sabit bir gelirinin olduğu, tarafların gelir durumlarının ise birbirlerine yakın veya denk olduğu anlaşıldığından kadın yararına yoksulluk nafakası koşulları oluşmadığı-
Kayın validesine süregelen şekilde ağır hakaret eden kadının bu kusurlu davranışı karşısında, erkeğin kadını otobüse bindirip ailesinin evine göndermesinin tepki niteliğinde davranış olduğu ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-birleşen davacı kadın eşin tam kusurlu olduğu- Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği anlaşılan taraf yararına nafaka ödenmesine karar verilebilmesi için boşanmaya sebep olan olaylarda en azından eşit kusurlu olma şartının arandığı, dolayısıyla boşanmaya sebep olan olaylarda ağır veya tam kusurlu olduğu tespit edilen eş yararına yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilemeyeceği-