HUMK. 193/III’deki on günlük sürenin, icra mahkemesinin yetkisizlik kararı hakkında Yargıtayca verilen «onama kararı»nın taraflara tebliğinden itibaren, «karar düzeltme» süresinin geçmesinden itibaren (eğer; bu karara karşı «karar düzeltme» yoluna gidilmişse, «karar düzeltme isteminin reddine» ilişkin kararın ilgililere tebliğinden itibaren) işlemeye başlayacağı-
İcra mahkemesince «icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisizliğine» dair verdiği kararın kesinleşmesi üzerine, alacaklının on günlük (şimdi HMK. gereğince "iki haftalık" ) hak düşürücü süre geçtikten sonra «icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesini» istemiş olması halinde, «önceki (yetkisiz icra dairesindeki takibin) açılmamış sayılacağı»-
«İtirazın iptali davası»nın, icra takibinin uzantısı olduğu, iki dosyanın bir birlik oluşturduğu, davalının (borçlunun) icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olması halinde, bu «hadise»nin çözümlenmeden davaya devam edilemeyeceği, itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemenin öncelikle -icra mahkemesinin yerine geçerek- icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi ve borçlunun bu itirazını yerinde bulması halinde, işin esasına girmeden «icra dairesinin yetkisiz olduğuna» aksi halde ise, işin esasına girip, toplanacak delillerle oluşacak sonuca göre karar vermesi gerekeceği-
Borçlu tarafından hem «yetki itirazında» ve hem de «borca itiraz da» bulunulması halinde, alacaklının «altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını», «bir yıl içinde mahkemeden itirazın iptalini» veya «icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesini» isteyebileceği-
İcra mahkemesince, borçlunun yetki itirazı yerinde görülmeyerek «itirazın kaldırılmasına» karar verilmesi halinde ayrıca borçlu aleyhine % 40 tazminata hükmedilemeyeceği-