Temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin (hizmet sözleşmesinin) varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından söz edilemeyeceği-
Mahkemece yapılacak işin; ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti, HMK'nun 140 ncı maddesi uyarınca ön inceleme aşamasında yapılması gereken tüm usuli işlemlerin tamamlanması, taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği taktirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibaret olduğu-
Temyize konu kararın verildiği ilk celsede mahkemece HMK'nun 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligatın zorunlu olduğu nazara alınmadan alacaklı asıla ön inceleme duruşma gününü bildirir davetiye çıkarıldığının, bu şekilde davalı alacaklı vekilinin yokluğunda yargılama yapıldığının ve HMK'nun 140/5 maddesinin dava konusu olayda uygulanmadığının görüldüğü, hal böyle olunca; mahkemece ön inceleme duruşmasında taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık ihtarlı kesin süre verilmeden, dayanılan deliller toplanılıp araştırılmadan, tanık listesi sunma imkanı tanınmadan karar verilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali (HMK m. 27) olduğu gibi HMK 297/c maddesine de aykırı olarak sonuca nasıl varıldığı anlaşılamayacak şekilde hüküm kurulmasının da doğru olmadığı-
3. HD. 28.11.2017 T. E: 7106, K: 16616-
Davacının dava konusu taşınmazda kiracı olduğunu iddia ederek genel mahkemede "kiracılık sıfatının tespiti" davası açtığı, mahkemece dosya üzerinden davanın reddine karar verildiği, icra hukuk mahkemesinin icra dosyasında verilen davalının tahliyenin infazının gerçekleştirilmesine yönelik talebinin reddine ilişkin icra memurunun işleminin şikayet edildiği görülmekle, dava konusu iddialar etraflıca incelenmeden dar yetkili mahkeme tarafından verilen bu kararın derdestliğe konu edilmesinin hatalı olduğu- D.çelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra, öncelikle dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazların incelenerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi; dosya üzerinden karar verilemeyen dava şartları ile ilk itirazlar hakkında karar verilmek ve diğer ön inceleme işlemlerini yapmak üzere tarafların öninceleme duruşmasına davet edilmesi, öninceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra gerekli görülmesi halinde tahkikat duruşmasına geçilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, öninceleme duruşması yapılmadan talebin esasına yönelik karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalı şirketin dava açılmadan önce tasfiyeye girdiğinden, dava dilekçesinin şirketin tasfiyesi için atanan tasfiye memuruna tebliği ve HMK.'nın 140.maddesindeki usuli işlemler tamamlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken, davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanarak Tebliğat Kanununun 35.maddesine göre tasfiyeye giren şirkete tebligat yapılarak alacak davasının sonuçlandırılmasının hatalı olduğu-
İstanbul/Yeşilköy'de satın almayı düşündüğü taşınmazların bedellerine mahsuben; taşınmaz maliklerine iletilmek üzere, davalıya, 35.000 USD ve 15.000 USD olmak üzere toplam 50.000 USD verdiğini, ancak davalının taşınmaz malikleri ile kendisini tanıştırmadığı gibi alım-satım işlemini de sonuçlandırmadığını, bu şekilde kendisini dolandırdığını, verdiği paranın iadesi için başlattığı takibe, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına-
Mahkemece iddia ve savunmalarını ispatlamaları için HMK m. 140/5 gereğince taraflara süre verilerek tanık isim ve adreslerinin bildirilmesi olanağının tanınması, bildirilen tanıkların usulen dinlenerek murisin temlikteki kastının açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken, mahkemece buna imkan vermeden ön inceleme duruşmasında tahkikat aşamasına geçilerek davalının şartlı kabul yönündeki beyanı yanılgılı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu-
Muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya Teb. K. mad. 21/2 uyarınca tebligat çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacının dinlenilmesinden vazgeçtiği tanıklar hakkında davalının beyanının alınmamasının ve davalının ilk tanık listesinde gösterdiği tanığın dinlenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-