Mahkemece, HMK 297/2. maddesi uyarınca her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm tesisi gerekir iken yazılı şekilde sadece asıl dosya yönünden hüküm tesisinin isabetsiz olduğu, ayrıca asıl dosya ve birleşen dosyaların karar başlığında ayrı ayrı gösterilerek hüküm kurulmamasının da şekli ve usuli bir eksiklik olup bozmayı gerektirdiği-
Tarafların yapacakları farklı hukuki nitelemenin hakimi bağlamayacağı, hakimin ancak tarafların kendisine bildirdikleri vakıalar ile bağlı olacağı, fakat bu vakıalara uygulanacak hukuk kurallarını bulup uygulamakla yükümlü olduğu, tarafların bildirdikleri hukuki sebeplerle bağlı olmadığı- İlk derece mahkemesi kararına konu davanın davalı iflas idaresi yönünden "kayıt kabul davası" niteliğine sahip olduğu, bu davanın daha önce açılan bir dava dosyasında, aynı davalıya karşı, aynı sebeplerle ve aynı miktarlarla açıldığı ve davanın mahkemece reddine karar verildiği, bu yönden HMK 114/ı maddesinde açıklanan dava şartlarından derdestlik durumunun doğduğu davanın derdest olmamasının, HMK 114 maddesine göre dava şartı olarak tespit edildiği, HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartların aykırılık saptanması halinde, davanın usulden reddi gerektiği- Derdestlik nedeni ile birleştirmenin de söz konusu olamayacağı- Diğer davalı yönünden de, dayanak gösterilen ve davalının açtığı konkordatonun tasdiki davasında verilen davanın kabulü kararının istinaf mahkemesince ortadan kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine iadesi karşısında yine davanın bu davanın görülmesinde hukuki yarar şartı kalmadığından istinaf başvurusunun reddi gerektiği-
Hem asıl, hem de birleşen dosyalarda ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği-
Mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davaya katılmayan mirasçılarının bulunduğu gözetilerek, davaya katılmayan ortakların olurunun alınması ya da miras şirketine TMK'nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi ve mirasbırakanın iradesinin açıklığa kavuşturulması bakımından eldeki davanın ............ tarihli celsede tefrik kararı verilen dosya ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu 166.maddesi gereğince birleştirilerek görülmesi gerekeceği-
Davacıların mirasbırakanlarına ait taşınmazlarda eksik olan kimlik bilgilerinin (soyadı) tapu kaydına ilave edilmesini istedikleri davada, bozma ilamı sonrasında davaya dahil edilen M. ve F. oğlu H.’in mirasçıları, tapu maliki H.’in mirasbırakanları H. olabileceğini bildirdiklerinden, mülkiyet ihtilafı oluştuğu, nitekim temyize gelenlerin de mülkiyet iddialarını sürdürdükleri, uyuşmazlığın, tapuda isim düzeltme ile çözülemeyeceği, davacı tarafın mülkiyet iddiasında bulunan kişiler aleyhine açacağı bir davada çözüme kavuşturulacağı-
Davalı tarafça süresi içinde takas def'iinde bulunulduğu, çekişmeli olsa dahi borçlunun varlığını ileri sürdüğü alacağı için takas defiinde bulunabileceği-
Boşanmanın feri niteliğinde olan manevi tazminat ve velayet taleplerinin boşanma davası içerisinde görülmesi gerekirken boşanma talebinin tefrik edilmesi suretiyle bu feri taleplerin boşanma davasından ayrı olarak hükme bağlanmasının doğru olmadığı- Taraflarca açılan boşanma davalarının yer aldığı .........Aile Mahkemesi'nin 2012/453 esas sayılı dosyası ile bu davanın tarafları aynı olduğu gibi, birinde verilecek kararın diğerini de etkileyecek olması dikkate alınarak, her iki dava dosyasının birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği-
Davalı erkeğin süresinde sunmuş olduğu 13.03.2015 tarihli cevap dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmediği için dilekçelerinin karşılıklı verilmesi aşamasının usulünce tamamlanmadığı- Mahkemece, dilekçelerin karşılıklı verilmesi ve ön inceleme aşamaları usulüne uygun olarak tamamlanmadan, tahkikat aşamasına geçilerek esas hakkında hüküm verilmesinin kanuna aykırı olduğu-
Mirasbırakanın bütün mirasçılarının davada yer almasının sağlanması, bu sağlanamıyorsa TMK'nun 640.maddesi uyarınca terekeye mümessil tayin ettirilerek mümessil huzuru ile dava görülüp işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği- Aralarında bağlantı olması nedeniyle davalar birleştirilse dahi, her davanın ayrı olma özelliğini koruduğu gözetilerek birleştirilen dava bakımından olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu-
Davaya konu fatura bedellerinin iadesi istemiyle belediye tarafından dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu, davalı tarafın bu dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmesine rağmen mahkemece, bu konuda karar verilmediği, davalar arasında bağlantının bulunduğu bu durumda davaların birleştirilerek ve birlikte görülmesi veya bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiği- Davacı şirkete ait ticari defterler ile belediye kayıtları karşılaştırılmak suretiyle gerekli incelemenin yapılmadığı, davacı şirketin ticari defterleri ile belediye kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği-