Davalının ıslah dilekçesine karşı beyan süresi dolmadan karar verilmesinin davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği-
Bölge Adliye Mahkemesince, kararda asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı belirtilmesi, asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, ilgili Yasa hükmüne aykırı olarak tek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
Dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının ihbar edilen ............. adına olmasından ötürü mahkemece husumetten red kararı verilmiş olduğu anlaşılmış ise de dava dışı ............’ın kooperatiften ihraç kararının kesinleşmesi halinde, tapu kaydının kooperatife adına tescil edilme ihtimali bulunduğundan bu aşamada davanın reddi doğru olmadığı, HMK 166/4. maddesinde ''Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır'' hükmüne yer verildiği, mahkemece ..................... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ............... sayılı dosyası getirtilerek, her iki dava irtibatlı bulunduğundan, mahkemenin temyize konu bu dosyası ile HMK’nın 166 maddesi gereğince birleştirilmesi gerektiği-
6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilmelerinin mümkün olduğu, birleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların tahkikat aşaması birlikte yapılarak her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de her dava için ayrı ayrı belirlenmesi gerekeceği, bu itibarla, mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen ''davaların bağımsızlığı prensibi'' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken, tek bir hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı-
Davaların birleştirilmesiyle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan birleştirilen dosyanın tefrik edilerek istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, asıl dava dosyası ile birlikte temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesinin doğru olmadığı, mahkemece yapılacak iş; birleşen yerel Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .............. Esas sayılı dosyasının tefrik edilerek istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, devamında asıl davanın ise temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi iken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebileceği- Bir yargı çevresinde kurulmuş aynı düzeyde, birden fazla mahkeme, davaların birleştirilmesi açısından “aynı mahkeme” sayılacağı- Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında “bağlantı” olduğunun varsayılacağı-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshi ve tasfiyesi istemi- Eldeki davada ileriye etkili fesih sonucu yapılacak tasfiye işlemlerinin, yükleniciden dava konusu bağımsız bölümleri satın alan üçüncü kişilerin, arsa maliki ile yükleniciler aleyhine açtığı tescil davasını etkileyecek nitelikte olduğu- Eksik ve ayıplı iş bedeli depo ettirilmiş ise bu bedelin eldeki dosyada belirlenecek eksik ve ayıplı iş bedelini karşılayıp karşılamadığının incelenip eksik kalan kısım varsa yükleniciye depo ettirilerek; diğer dosyalar karara bağlanmamış ise bu dosya ile birleştirilmesinin sağlanması, eldeki dosyada ileriye etkili fesih sonucu yapılması gereken tasfiyeye bağlı olarak eksik ve ayıplı işler bedelinin belirlenip yükleniciye ve/veya yükleniciden taşınmaz satın alan 3.kişilere depo ettirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan alacak istemleri- Yüklenici tarafından açılan asıl davada yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshine, inşaat maliyetinin, yükleniciye düşen ve haksız olarak kiralanan, kullanılan ya da satılan yerlerin kira bedelinin, sözleşmede belirlenen cezai şartların, sözleşmede yer alan ve inşaatın yapılmasını engelleyen arsa sahiplerinin ödemek zorunda oldukları kira bedellerinin, yükleniciye isabet eden yerlerin maliyeti ile satış değeri arasındaki net farkın hesaplanarak faizi ile birlikte arsa sahiplerinden tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında verilen tefrik kararında; Yargıtay ilamı ile zamanaşımı def’inde bulunan ve haklarında açılan dava reddedilen davalıların usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiği belirtilerek hüküm bozulduğundan, mahkemece tefrik kararı vermiş olup, temyiz konusu tefrik edilen dosya ile yüklenicinin sözleşmenin feshi ile fesihten doğan alacağının tazmini için açtığı asıl dava dosyası arasında davaların konusu ve tarafları bakımından maddi ve hukuki bağlantı var olduğu, sözkonusu davalarda aynı sözleşmeden kaynaklanan taleplerde bulunulduğu, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmakla, davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararlar çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunduğu-
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan ek sözleşmenin iptale, alacak ve tazminat istemleri- Tefrik edilen dosyalar ile bu dosyalar arasında davaların konusu ve tarafları bakımından maddi ve hukuki bağlantı bulunduğu, söz konusu davalarda aynı sözleşmeden kaynaklanan taleplerde bulunulduğu, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararlar çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunduğu-
Terditli olarak açılan davalarda, arabuluculuk dava şartının ilk talebe göre değerlendirilmesi gerektiği- Tapu iptal ve tescil bu olmadığı taktide tazminata karar verilmesi istenilen davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı-