İflas erteleme kararının uzatılması talebini yeni bir talep gibi görerek olağanüstü hal ilamından sonra çıkartılan 669 ve 673 sayılı K.H. Kararnameler kapsamında reddine karar verilmesinin iflas erteleme kurumunun ruhuna, ne de K.H.Kararnamelerinin amacına uygun düşmeyeceği- İflas erteleme talebinin 20.07.2016 tarihinden önce yapılmış olması halinde; talepte bulunan şirketin veya kooperatifin borca batık olması ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı görülmesi, kayyım tarafından üç aylık dönemlerde ibraz edilen raporlara göre şirketin durumunun iyiye giderek iflas halinden kurtulmasının mümkün bulunması izleniyor ise, bu durumda iflas erteleme kararı da verilemeyeceği için dosyanın olağanüstü halin kalkmasına veya İİK. mad. 179/b-4'te belirlenen sürenin dolmasına kadar elde bekletilmesi, bu süreler sonunda mevcut duruma göre karar verilmesi, ancak iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı görülmemesi, bekleme süresinde alınan kayyım raporlarına göre şirketin iflas halinden kurtulmasının mümkün bulunmaması ve İİK. mad. 179/b-4de belirlenen sürenin dolması halinde ise, şirketin veya kooperatifin İİK. mad. 179/b-5 uyarınca iflasına karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nun 179/b maddesi hükmü gereğince açılan iflasın ertelenmesi davası nedeniyle verilen bu tedbir kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere takipler duracağından, mahkemece, ihtiyati tedbir kararı uyarınca takibin durdurulması yerine tedbir kararına aykırı olarak takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
İflas erteleme süresinin uzatımına-
İflas erteleme süresinin uzatımına-
Takip tarihinden önce verilen tedbir kararı içeriğine göre; asliye ticaret mahkemesince; borçlu şirket hakkındaki takiplerin durdurulmasına karar verildiği ve sözü geçen kararın, borçlu aleyhine yeni takip yapılmasını engeller mahiyette herhangi bir hüküm ihtiva etmediği, öte yandan, HMK'nun 26. maddesi uyarınca hakim, talepten fazlasına hükmedemeyeceğinden, söz konusu ihtiyati tedbir kararı içeriğine göre, borçlu şirket yönünden başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, icra müdürlüğünce şikayet tarihinden önce ihtiyati tedbir kararına uygun olarak takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğundan ve takibin durdurulması önceki hacizleri geçersiz hale getirmeyeceğinden şikayetin reddi gerekeceği-
Davacı şirkete ait balık işleme tesisinin elektriklerinin karar tarihi itibariyle 4 aydır kesik olduğunun ve bu halin faaliyetlerinin devamına mutlak surette engel teşkil ettiğinin, tesisin mühürlü olduğunun ve çalışmadığının, kalan personel sayısının kapasite itibariyle işletme faaliyetlerinin devamını sağlayamayacağının, ayrıca 5 yıllık dava süresi boyunca ve devam eden tedbirlere rağmen davacı şirketin borca batıklıktan kurtulamadığının tespit edildiği, iflasın ertelenmesi müessesesinden beklenen faydanın geçen 5 yıl zarfında elde edilemediği ve davacı şirketin iflasının ertelenmesinin alacaklılarının durumunu iflasına nazaran daha kötü etkilediği sabit hale geldiğinden, mahkemece, davacı şirketin iflasının açılmasına karar verilmesi gerekeceği-
İİK. mad. 179/b-2 gereğince, borçlu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmasında isabetsizlik yoksa da, ipotekli taşınmazın satışının gerçekleştirilemeyeceği-
Asıl borçlu hakkında iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararının, hem söz konusu kararın niteliği gereği, hem de zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle ipotekli taşınmaz maliki yönünden sonuç doğurmayacağının kabulünün mümkün olmadığı-
Alacaklı, tüm takip işlemlerinin durdurulmasına ilişkin tedbir kararından sonra, borçlu hakkında icra takibi başlattığından, takibin iptaline değil, durdurulmasına karar verilmesi gerektiği-
Hakkında tedbir kararı bulunmayan takip borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı gereğince haciz talebinde bulunulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı- Diğer borçlular hakkında verilen tedbir kararlarında da ihtiyati hacze ilişkin bir hüküm yer almadığından, tedbir kararı verilen şirketler hakkında da ihtiyati haczin uygulanabileceği-
