6101 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre Türk Borçlar Kanunu'nun temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı-
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davası-
Mahkemece, birleşen davadaki davalı ortağın borcunun belirlenmesi için kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmadan karar verildiği, o halde, tüm genel kurul kararları da getirtildikten sonra kooperatif kayıt ve defterleri ile ödeme belgeleri üzerinde inceleme yapılması, gerektiğinde muhasebe konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak ve 6098 sayılı TBK'nın 120. maddesi de gözetilmek suretiyle birleşen davadaki davalı ortağın aidat ve faiz borcunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenerek bir karar verilmesi gerekeceği-
Uygulanması gereken yıllık faiz oranının 6098 sayılı TBK’nun 120. maddesi uyarınca yıllık yasal faiz oranının % 100 fazlasını geçemeyeceği-
Kooperatif genel kurulunca belirlenen aidatların ödenmesinde gecikme durumunda alınacak temerrüt faizinin yasal temerrüt faiz oranından daha fazla miktarda kararlaştırılabileceği ancak tarafların, uygulanacak faizi oranını, belirlerken 6098 sayılı TBK’nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate alınmak zorunda olduğu-
Kooperatif genel kurullarında aidat ödemelerinin geciktirilmesi halinde alınması kararlaştırılan gecikme zammının temerrüt faizi niteliğinde olduğu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120/2. maddesine göre, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranının, birinci fıkrada belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı, 6101 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre TBK'nın temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı, davalı hakkında başlatılan takip talebinde, hem takip tarihine kadar genel kurullarında kabul edilen oranlara göre istenen, hem de takibin devamında istenen faiz bakımından bu hususlar gözetilmeksizin davacı kooperatif genel kurullarında kabul edilen faiz oranlarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının doğru görülmediği-
Yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 120/2. ve Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 sayılı Kanunu'nun 7. maddesine istinaden, varsa davalının genel yönetim ve alt yapı gideri borcuna ilişkin faiz oranı kooperatif genel kurul kararıyla belirlenmiş olsa bile, borç kalemlerine uygulanması gereken azami faiz oranı 6098 sayılı TBK’nun 120/2. maddesinde düzenlenmiş yıllık temerrüt faiz oranı olduğundan, kooperatifin genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı kabul edilerek taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin hiç bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmasının gerekeceği, bu durumda mahkemece, kooperatif genel kurul kararları gereği davacının sorumlu olacağı borç miktarın tespiti ile; yürürlüğe giren anılan yasal düzenleme ve açıklamalar çerçevesinde bilirkişiden denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Geciken aidata geciktiği yılda uygulanan yasal faizin yüzde yüz fazlası nazara alınarak temerrüt faizi hesap edilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin, akdî faize ilişkin Borçlar Kanunu'nun 88. maddesine göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı-
Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranının, birinci fıkrada belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı, Türk Borçlar Kanunu'nun temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı-
Davacının davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ya da ihraç edildiğine yönelik bir iddia veya savunma bulunmadığından, talebinin kendisine konut tahsis edilmeyen ortağın tazminat istemine ilişkin olduğunun kabulü gerekeceği- Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 s. K. mad. 23'e aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamayacağı- Mahkemece, kooperatif defter, kayıt ve belgeleri, genel kurul tutanakları üzerinde inceleme yaptırılarak, davacıya üyeliği devredenin devir aldığı kimsenin üyeliğinin ne şekilde oluştuğu, üyeliğinin normal statüde ya da peşin bedelli üyelikten hangisi olduğu, arsa payı devri karşılığında peşin bedelli üyelik yapılmışsa, bu üyeliğe karşılık arsa devrini tam yapıp yapmadığı, üyeliği devralan kimseden devralan davacının bu ilkelere uygun olarak peşin bedelli üye (sadece arsa devri karşılığında bir üye) yapılıp yapılmadığı üzerinde durularak, davacının peşin ödemeli ortak mı, normal statülü ortak mı olduğunun belirlenmesi, yapılacak tespite göre kooperatife karşı üyeliğin türünün gerektirdiği parasal ya da ayni (arsa payı) yükümlülüklerini tam olarak yerine getirip getirmediği, borçlu olması halinde ise eşitlik ilkesi (1163 s. Koop. K. mad. 23) gözönünde bulundurulmak suretiyle davacı ile aynı durumda olan başka üyelere arsa devir borcuna rağmen dairelerin teslim edilip edilmediği, aynı durumda olanlardan,üyeliği devredenlerden ve davacıdan arsa devri dışında inşaat finansmanı için aidat istenip istenmediği hususlarında rapor alınması gerektiği- Arsa payı karşılığında peşin bedelli ortak yapılmış değil ise, arsa teslim borcunun, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa maliklerinin olduğu, alacağın temliki yazılı şekle tabi olduğundan ve davacı tarafından, arsa sahiplerinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan haklarının kendisine temlik edildiğine ilişkin yazılı bir sözleşme sunulmamış, davalı kooperatif tarafından böyle bir sözleşmenin varlığı savunulmamış olduğundan, mahkemece, davalı kooperatif tarafından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa maliklerinin eksik arsa teslim ettikleri yolundaki iddiasını ancak arsa maliklerine yöneltebileceğinin, üye olarak kabul ettiği davacı ve ona üyeliği devir edenlerden arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki eksik arsa teslim edimini isteyemeyeceğinin kabulü gerekeceği- Kooperatif ortağının kooperatiften konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için, tüm ortaklar bakımından konut tahsis aşamasına gelindiği ve diğer üyelere tahsis yapıldığı halde davacıya konut tahsis edilmemesi gerektiği- Mahkemece davacının tüm ortaklar bakımından konut tahsis aşamasına gelinip gelinmediği, diğer üyelere tahsis yapıldığı halde davacıya tahsis yapılıp yapılmadığı,davacıya tahsis edilebilecek uygun bir konut olup olmadığı,peşin ödemeli ortak olup olmadığı, üyeliğinin türünün gerektirdiği parasal ya da ayni (arsa payı) yükümlülüklerinin karşılığı olan bedele ilişkin sorumluluğu tam olarak yerine getirip getirmediği, bilirkişi aracılığı ile belirlenip, peşin ödemeli ortak olduğu ve yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğinin belirlenmesi durumunda kendisine tahsis edilmesi gereken taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi; davacının peşin üyeli ortak olmamasına rağmen normal ödemesini yapıp bir konut sahibi olan ortak kadar aynı miktarda ödeme yapmış olması durumunun tespiti halinde de yine dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi; davacının peşin ödemeli ortak olmadığı ve ödemelerinin de tam olmadığının tespiti durumunda ise yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan formül gereğince tazminat hesabı yaptırılmak suretiyle varılacak sonuca göre tazminat isteminin karara bağlanması,hiç ödeme yapmadığının belirlenmesi halinde tazminat talep edemeyeceğinin kabulü gerekeceği-