Dava dilekçesinin “deliller” kısmında ve davacı vekilinin “deliller listesi”nde ‘v.s. delil’ ve ‘her türlü yasal delil’ denilmek sureti ile yemin deliline de dayanılmış olacağı-
İİK m.78 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmış olmasının, itiraz üzerine duran takibe ilişkin itirazın iptali talebinin incelenmesine engel teşkil etmeyeceği-
Dava, kaçak elektrik kullanılması nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Kaçak elektrik kullanımı hukuki nitelik olarak haksız eylemdir. Zarar haksız eylemden kaynaklandığı için ancak yasal faize hükmolunabilir. Mahkemece hüküm kurulurken asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gereğine uyulmamış olması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.’ nun 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekeceği-
Bir hukuki işlemin 4077 s. Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olmasının gerekeceği- Kaçak elektrik kullanıma dayalı haksız eylemden kaynaklanan itirazın iptali davasının tüketici mahkemesinde görülemeyeceği, genel mahkemelerin görevli olduğu-
Fatura bedelinin tahsiline yönelik takipte alacağın likit niteliği nedeniyle İİK’ nun 67/2. maddesi uyarınca davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacı yararına tazminata karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde bu talebin reddine karar verilmesinin, hükmün bu nedenle bozulmasına neden olacağı-
İhtiyati hacizlerin kesin hacze dönüştüğü tarihin itirazın iptali davasının hükme bağlandığı tarih olduğu, sıra cetveline esas alınan ihtiyati hacizlerin hangi tarihte kesinleştiği hususunun, itirazın iptali dosyaları incelenerek belirlenmesi gerekeceği-
İtirazın iptali davasında itirazın haksızlığına karar verildiğinde; inkâr tazminatına da hükmedilmesi gerekeceği- ancak, mahkemece icra takibine ayrı ayrı borçlular tarafından yapılan itirazın aynı alacağa yönelik olduğu gözetilmeden, davalıların ayrı ayrı inkâr tazminatına mahkûm edilmesinin bozmayı gerektireceği-
Taraflar arasında senetten doğan borç ilişkisi bulunmakta olup, davacı tarafın davalıya gönderdiği havalenin söz konusu borç için yapılan ödeme olduğunu iddia ettiği, davalı tarafın ise bu ödemenin başka bir ilişki sebebiyle gerçekleştiğini savunduğu, bu durumda “yapılan ödemenin başka bir borç ilişkisi için gerçekleştirildiğini” davalı tarafın ispatlamakla yükümlü olduğu-
Davalı şirketin iflası ve tüm alacağın iflas masasına kaydedildiği durumda, davanın konusuzluktan reddi gerekeceği-
İpotek konusu borç ödendiğinden ‘ipoteğin fekki’ için alacaklıya ihtirazı kayıtla ödenen paranın istirdadı için girişilen takip haklı olacağından, davanın kabulü ve inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
