Davalı, aleyhindeki icra takibinde hem icra dairesinin yetkisine, hem de borca itiraz etmiştir. İtirazın iptali davasının koşullarından biri yetkili icra dairesinde girişilmiş bir icra takibinin bulunmasıdır. Bu durumda mahkemece İİK.’ nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir, bu yön üzerinde durulmadan işin esasına girilerek karar oluşturulmasının hükmün bozulmasına neden olacağı-
Bankacılık fonunun ilgililere karşı açacağı sorumluluk davalarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olarak kabul edilmesi gerekeceği-
İİK.’nun 67/3 maddesine göre, itirazın iptali davasının kabulü halinde, itiraz eden mirasçı ise inkâr tazminatına hükmolunmasının zorunlu koşulu, “itirazın kötüniyetli yapıldığının kanıtlanması” olduğu-
BK.’ nun 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinden verilen beraat kararları bağlayıcı değilse de, maddi olguların saptanmasına ilişkin ceza mahkemesi kararlarının hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı olacağı-
Gayrimenkul tellallığı akdinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı, geçerli olmayan bu sözleşmeye dayanılarak tellalık ücreti talep edilemeyeceği, yapılacak takibe itiraz üzerine, itirazın iptalinin istenemeyeceği-
Davalının, icra dairesinin yetkisine de itiraz etmesi üzerine mahkemece BK.’nun 73. (şimdi; TBK.nun 89.) maddesi uyarınca yetki itirazı reddedilmişse de, kambiyo senetleri ‘aranacak borçlar’dan olup, somut olayda BK.’nun 73. (şimdi; TBK.nun 89.) maddesi hükmü uygulanamayacağından, bu durumda mahkemece ‘takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı’ gözetilerek, dava şartı olan bu husus hakkında öncelikle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin bozmayı gerektireceğini”
İİK.’ nun 67/2. maddesi gereğince, faturadan kaynaklanan alacağın likit nitelikte olduğu gözetilerek mahkemece davacı-alacaklı lehine hüküm altına alınan miktarın %20’ı oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Davalı kefilin, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olup, kefilin bu yönler gözetilerek hesaplanan borcu bilinebilir olduğundan, İİK.’ nun 67/2. maddesi gereğince hüküm altına alınan miktarın %20’si oranında davacı banka yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Ödenip ödenmediği uyuşmazlık konusu olan kira faturasının fotokopisinden söz konusu faturanın “kapalı fatura” olarak düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlık konusu faturanın aslının celp edilip, anılan faturanın kapalı olup olmadığının değerlendirilerek, kapalı fatura olması halinde “bu durumun ödemeye karine teşkil ettiği” gözetilip, tüm deliller birlikte değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektireceği-
Davacı bankanın icra takibine ve davaya konu alacağının davacı ile dava dışı kişi arasında imzalanan Banka Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu niteliği ile likit nitelikte olduğu düşünülmeden hükmolunan toplam miktar üzerinden davacı banka lehine İİK.’ nun 67/2. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talebin reddinin hükmün bozulmasına neden olacağı-
