Kredi cari hesabının kat’ı ile dönem faizi sürece sona ermiş olacağından, bu tarihten sonra uygulanacak temerrüt faizinin basit faiz olarak hesaplanması gerekeceği–
Ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra itiraz edilmiş olması halinde, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmayacağı–
Dava dilekçesinde hem “alacak” hem de “itirazın iptali” istenmiş olması halinde, mahkemece davacıya açtığı davanın “alacak davası”mı “itirazın iptali davası”mı olduğu hususunun açıklattırılması gerekeceği, kendi istek haklarda yani hem “alacağın tahsiline hem de itirazın iptaline” karar verilemeyeceği-
Semen (satış bedeli) alacakları
İtirazın iptali davalarında, dava aşamasında yapılan ödemelerin de gözetilerek hüküm kurulması gerekeceği (ancak «inkâr tazminatı» ve «vekalet ücreti» yönünden, davanın açıldığı tarihin dikkate alınacağı)–
«Asıl borçlu»nun borcun tamamından sorumlu olmasına karşın, «müteselsil kefil»in kefalet limiti ile sınırlı olarak borçtan sorumlu olduğu–
«İtirazın iptali» davasına, icra mahkemesinin (tetkik merciinin) değil, genel mahkemenin bakabileceği–
Kredi sözleşmesinde yer alan «dava açılması halinde davacı yararına % 50 avukatlık ücreti isteneceği» şeklindeki hükmün geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğu–
İtirazın iptali davasına neden olan icra takibinin bir belgeye dayanması gerekmediği gibi, takibin dayanağı belgenin İİK’nun 68. maddesindeki yazılı belgelerden olması da gerekmediği–
