Tebligat Kanunu' nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; Tebligat Kanunu' nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice; "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olacağı -Tebligatı çıkaran mercii tarafından anılan şekilde şerh verilmeden, salt "mernis adresi" ibaresine dayanılarak, dağıtıcı tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamayacağı-Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddeleri uyarınca; yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin araştırılarak komşu (kapıcı, yönetici) beyanının alınması, beyanda bulunan komşunun mutlaka adı ve soyadının tebligat parçasına yazılması gerekeceği - Tebligat Kanunu'nun 21/1-2 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddeleri gereğince tebligatın usulsüz olduğu-İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmesi gerekeceği, şikayet eden hissedara satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshine sebep olacağı-
Satış ilanının birer suretinin, borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarların tapuda kayıtlı adresleri varsa, bu adreslerine tebliğ olunacağı, adresin tapuda kayıtlı olmaması halinde, varsa, adres kayıt sistemindeki adreslerinin tebligat adresleri olarak kabul edileceği, bunların dışında ayrıca adres tahkikinin yapılmayacağı, gazetedeki satış ilanının tebligat yerine geçeceği, bu durumda İİK.nun 127. maddesi uyarınca, tapu sicilinde adresi bulunan ilgiliye satış ilanının tebliğ edilmemesi ya da usulsüz tebliğinin başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğu-
Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Dosyada vekaletnamesi de olan borçlu vekili adına çıkarılan satış ilanına dair tebligatın; muhatabın bulunmaması üzerine han görevlisinden sorulduğu, görevlinin "adliyede olduğunu" sözlü olarak beyan edip, beyanı imzadan imtina etmesi üzerine tebligatın muhtara teslim edildiği ve ardından 2 nolu haber kağıdının binaya yapıştırıldığı, muhataba haber vermek üzere han görevlisine bilgi verildiği şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istendiği; ancak "beyanı alınan ve sonra da haber bırakılan han görevlisinin isminin alınmadığı", yani tebliğ mazbatasında "han görevlisinin kim olduğuna" dair hiçbir bilginin bulunmadığı, dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu- Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesi hükmüne uygun tebliğ yapılması gerekeceği, ilgilinin adreste bulunmama ve imtina hallerinde memurun  Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinin birinci fıkrasına uygun davranması gerekeceği ve bu usullerde yapılmayan tebligatların ihalenin feshi sebebi oluşturacağı-
Somut olayda muhatabın, adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı ve tevziat saatlerinden sonra tebligat adresine dönüp dönmeyeceği tespit edilmediği gibi, beyanı alınan komşunun isminin de belirlenmediği, bu hali ile tebliğ işleminin usulsüz olduğu- İİK. mad.  127 gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi gerekeceği, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olacağı-
Tebliğ memurunun ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” ve tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazması ve ilgilisine imzalatması gerekeceği, ancak bu şekilde, yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebileceği - İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi gerektiği; borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş veya usulsüz tebliğ edilmiş olmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi olacağı-
Satış ilanı tebliğ edilecek ilgililer satış kararının verildiği tarih itibariyle belirleneceğinden, bu tarihten sonra tapuya haciz koyduran haciz alacaklısına satış ilanının tebliğ edilmemiş olmasının ihalenin feshini gerektirmeyeceği-
Diğer ilgililere tebligat yapılmamış olmasının, şikayetçiye değil, tebligat yapılmayan ilgilisine şikayet hakkı vereceği- Satış ilanının tebliğ edilmesinin, kamu düzeninden olmadığından, şikayetçi tarafından ileri sürülmemesi halinde mahkemece re’sen nazara alınamayacağı- Satış ilanı tebliğ edilmesi için, şikayetçinin, satış karar tarihi itibari ile tapu sicilinde kayıtlı (ilgili) olmasının zorunlu olduğu-
Satış ilanının müflis şirket iflas idaresine tebliğ edilmemiş olmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
İlgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu dağıtıcı tarafından tespit ve tevsik edilmeden muhatap yerine tebligat almaya yetkili kişilere doğrudan yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin uygulanabilmesi için öncelikle bildirilen adrese tebligat çıkarılmasının, tebligat iade geldikten sonra Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre aynı adrese tebligat yapılmasının gerekeceği, bu nedenle şikayetçiye ticaret sicil adresine önceden çıkarılıp iade gelen tebligat olmadan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasının usulsüz olduğu- “İhalenin feshine” şeklinde hüküm kurulması gerekirken “ihalenin iptaline” şeklinde hüküm kurulmasının varılan hukuki sonuca etkisi bulunmadığından bu hususun düzeltme nedeni yapılmadığı-