Mahkemece, ihalenin feshini isteyen borçlunun icra mahkemesine başvurusunda satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği iddiasına dayandığı ve tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin şikayette, HGK'nun 07.04.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispat edilebileceğinden ve şikayette borçlunun .............. adında komşusu olmadığını belirttiğine göre, adı geçen kişinin borçlunun komşusu olup olmadığının gerektiğinde kolluk marifetiyle araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının da sonuca etkili olmadığı-
Taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi gerekeceği, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olmasının veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu, mahkemece ilan yapılan gazetenin trajının araştırılmamış olmasının da uygun olmadığı-
Şikayetçi borçlunun ilk önce bilinen adresine, sonra mernis adresine tebligat çıkartıldığı, bu tebligatların iade gelmesi sebebiyle bu kez mernis adresine T.K.'nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkartıldığı, tebliğ evrakı üzerinde sadece ''mernis adresi'' ibaresinin yer aldığı, dağıtıcı tarafından "Adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ imkansızlığı nedeni ile Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince mahalle muhtarı (azası) imzasına tebliğ edilip 2 no'lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı” şerhi verilerek tebliğ işleminin tamamlandığı anlaşılmış olup söz konusu tebligatın, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine uygun olarak çıkartılmadığı için usulsüz olduğu-
Borçlular adına gönderilen satış ilanı tebligatlarının borçluların Mernis adresinde, borçluların adresten ayrıldığının sorularak tespiti üzerine, tebliğ evrakının mahalle muhtarına teslim edildiği, 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı belirtilerek şerh verilmek suretiyle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğe çalışıldığı, ancak muhatapların tevziat saatinden sonra adreslerine dönüp dönmeyeceklerinin ve araştırma yapılan kişinin komşu, yönetici, kapıcı ve kanunda sayılan kişilerden olup olmadığının belirtilmediği, en azından belirlemeye yönelik özelliklerinin tebligat mazbatasında tespit edilmediği, sadece isim ve imzadan imtina edildiğinin belirtilmesi ile yetinildiği anlaşıldığı, bu hali ile yapılan tebligat; 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı olduğundan usulsüz olduğu-İK’nun 127. maddesi gereğince, taşınmaz satışlarında satış ilanının bir suretinin borçluya tebliğinin zorunlu olduğu, borçlulara satış ilanı tebligatları, Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak yapıldığından ve dolayısıyla satış ilanı tebliği zorunluluğu bu hali ile yerine getirilmediğinden, bu hususun başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu, mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Tebligat mazbatası üzerinde adresin Mernis adresi olduğuna ve TK'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ yapılacağına dair ilgili merciin şerhi mevcut olmayıp, satış ilanı tebliğinin TK'nun 21/2. maddesine de uygun yapılmamış olup usulsüz olduğu-
Taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi gerekeceği, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olmasının veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Tebligatta, tebliğ memuru tarafından muhatabın çarşıda olduğunu beyan edenin adı ve soyadınını belirtilmediği ve imzasının alınmadığı veya imzadan çekinme durumu belirlenmeden muhtara tebliğ ve 2 nolu fişin kapıya yapıştırılması ile tebliğ işlemini tamamladığı görüldüğünden, bu hali ile satış ilanı tebliğ işleminin, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı olup usulsüz olduğu-
Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesinin de aynı hukuki sonuçları doğuracağı- Satış kararında, ihale konusu iki taşınmazdan feshi istenilen 11 nolu bağımsız bölüme ilişkin olarak ihalenin 10.40-10.50 saatleri arasında yapılacağına karar verildiği halde, karara aykırı olarak ihalenin 11.00-11.10 saatleri arasında yapılacağı şeklinde satış ilanı düzenlenmesinin de usule uygun olmadığı-
Tebliğ işlemi, Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine göre yapılmış ise de, tebliğ anında muhatabın orada bulunmadığı hususu tespit edilmeden doğrudan çalışana yapılan bu tebligatın, anılan madde hükmüne aykırı olmakla usulsüz olduğu-