Bulunan nüfus kayıt örneğine göre N.G.'in borçlunun eşi olduğu ve tebellüğden imtina ettiğine dair bir kayıt da bulunmadığına göre, TK'nun 16. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği'nin 25. maddesi uyarınca muhatabın bulunmaması halinde aynı konutta oturan eşine tebligat yapılması gerekirken, tebliğin aynı kanunun 21/1. maddesi uyarınca yapılmasının usulsüz olduğu-
Borçlu şirketin, kıymet takdiri ile satış ilanı tebliğ işleminin yapıldığı tarih itibariyle, ticaret sicilinde kayıtlı yeni ilan edildiği halde, bu adresi yerine borçlu şirketin eski adresinde yapılan kıymet takdiri ile satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu- İİK'nun 127. maddesi gereğince, satış ilanının borçluya tebliği zorunlu olup, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Borçluya satış ilanının “aynı konutta oturan damadı .... imzasına tebliğ edildi” şerhiyle tebliğ edildiği, tebligat parçasında muhatabın bulunup bulunmadığının belirtilmediği, tebliğ memurunun adı ve soyadının bulunmadığı, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu-
Satış ilanının tebliğ tarihi ile satış arasında bulunan üç günlük sürenin makul bir süre olmadığı; satış ilanının ihaleden önce usulüne uygun olarak tebliği koşulunun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği- Mahallinde bilirkişi marifetiyle incelenerek, iki parselin ekonomik bütünlük oluşturup oluşturmadığının ve birlikte satılmalarının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, hem vekile hem asile tebligat çıkartıldığı takdirde, asile yapılan tebligat fuzuli olup, usulüne uygun olup olmamasının da sonuca etkili olmadığı- Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olmasının, kıymet takdirine itiraz hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, artık borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı-
Talep üzerine icra müdürlüğünce ihalenin iptaline karar verilmesinin anılan taşınmaza yönelik ihalenin feshi isteminin esasının incelenmesine engel teşkil etmeyeceği- Satış ilanının birer suretinin borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunması gerektiği-
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği'nin 57. maddesi gereğince ticaret siciline bildirilen adrese TK'nun 35. madde gereğince tebligat yapılabilmesi için söz konusu adrese öncelikle normal usullere göre tebligat çıkartılıp bilâ tebliğ dönmesi halinde 35. maddedeki tebliğ prosedürünün işletilmesi gerekeceği-
Muhatabın adreste bulunup bulunmadığının tespit edilerek tebligat mazbatasına bu husus şerh edilmeksizin doğrudan daimi çalışana yapılan tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 17 ve 20. maddelerinde yer alan yasal düzenlemeye uygun olmadığından usulsüz olduğu-
Menkul satış kararında “yeteri kadar satış ilanının hazırlanarak ilgililere bilgi mahiyetinde tebliğine” karar verilmiş olup, tebligatın bir amacının da bilgilendirme olduğu düşünüldüğünde, satış kararındaki “bilgi mahiyetinde” ifadesinden tebligatın yapılıp yapılmamasının ihaleye etkisi bulunmadığı sonucu çıkarılamayacağı, satış kararında “tebligat yapılamaması halinde bu kararın sonuç doğurmamasına” veya “elektronik ilanın yeterli sayılmasına” gibi bir ibare de yer almadığından, borçluya satış ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesinin ihalenin feshi sebebi sayılacağı-
Şikayetçi hissedarın bilinen adresine TK'nun 10/1. maddesi uyarınca normal tebligat çıkarılarak satış ilanının şikayetçiye tebliğ edilmesi, bilinen adrese çıkarılacak tebligatın bila tebliğ dönmesi halinde ise aynı Kanun'un 10/2. maddesi yollamasıyla TK'nun 21/2. maddesine uygun olarak tebligat çıkarılması gerektiği halde; TK'nun 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle daha önce ............ adına bilinen adresine çıkarılan kıymet takdir raporu tebligatının bila tebliğ iade edilmediği satış dosyası kapsamı ile sabit olmasına rağmen adı geçenin bu adresine yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nun 21/2. maddesine göre gönderilen şikayete konu tebligatın usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağının olmadığı- Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı, şikayete konu satış ilanı tebliğ evrakı üzerinde; tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının kendiliğinden satış ilanı tebliğ işlemini TK'nun 21/2. maddesi uyarınca yapmasının da yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu-