Vekille takip edilen işlerde vekile tebligatın zorunlu olduğu- Borçlu asile yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğu gibi, borçlunun takibin iptali talebi ile icra mahkemesine yaptığı başvuruda haczin bu tarihte öğrenildiğinin kabul edilemeyeceği-taşınmazın haczinden sonra, borçlunun haciz işlemini öğrendiğinin kabulünü gerektirecek nitelikte dosyada yapılmış bir işlemin bulunmadığı- Borçlu vekilinin şikayet tarihinden daha evvel haczi öğrendiği, yani kendisinin beyan ettiği tarihin aksi kesin ve geçerli bir yazılı belge ile ispatlanamadığından haczedilmezlik şikayetinin İİK.nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal sürede olduğunun kabulünün gerekeceği-
“İtirazın kaldırılması” duruşmasının gün ve saatini bildirir tebligatın vekil yerine asile yapılmasının usulsüz sayılacağı-
Davalı borçlu adına icra takibine itiraz, dosyada vekaletnamesi bulunan vekili tarafından yapılmış olduğundan duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın borçlular vekiline yapılması gerektiği-
Borçlar Kanunu'nda düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilaflarda genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli bulunduğu gerekçesiyle, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1 ve 6335 sayılı yasa ile değişik TTK'nın 5/3. maddesi gereğince dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, HMK'nın 20/1. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde iki hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekeceği-
K. takdirine itiraz dosyasında kararının alacaklı vekiline tefhim edildiği, böylece alacaklı vekilinin, borçluların hakkındaki takibi vekille sürdürdüğünü öğrendiği- K. takdirine itiraz eden borçlular vekilinin icra dosyasına vekaletnamesini ibraz etmesine gerek olmadığı, gayrimenkul ihalelerinde satış ilanının şikayetçi borçlular vekiline usulüne  uygun tebliğ edilmemesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Şikayete konu taşınmazın ihale bedeli üzerinden KDV alınıp alınmayacağı talebi ve talibi olumsuz yönde etkileyeceğinden 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17/4-r maddesinde belirtilen istisna kapsamına taşınmazın girip girmediği mahkemece yöntemince araştırılmadan şikayetin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Satış ilanının borçluya tebliğinin zorunlu olduğu, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği-
Sulh sözleşmesinde ve oturumda sadece davacı yan, vekalet ücreti talebinden vazgeçmiş olup, HMK. mad. 312/1 uyarınca feragat eden, aleyhine hüküm verilmiş gibi vekalet ücretinden de sorumlu olduğundan, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda beyanda bulunması gereken davalı yerine, davacının beyanı esas alınıp yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı-
5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 5578 Sayılı Kanunla değişik 8. maddesine göre; belirlenen parsel büyüklüğünün mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde iki hektar, dikili tarım arazilerinde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde iki hektardan küçük olamayacağı, tarım arazilerinin bu büyüklerin altında ifraz edilemeyeceği, bölünemeyeceği veya küçük parsellere ayrılmayacağı, bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin (paylı veya elbirliği) mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların üçüncü kişilere satılamayacağı, devredilemeyeceği ve bu araziler hakkında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun özgülemeye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanacağı- Not: 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8. maddesinin 4. fıkrası 6537 sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmü ile yürürlükten kaldırıldığından, bu tür taşınmazların hacizle satışına ve üzerinde rehin kurulmasına engel kalmamıştır.
Duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın da vekile tebliği gerektiğinden, borçlu asile tebligat yapılmasının taraf teşkilini tamamlamayacağı-