Rücuan tazminat istemi-
Bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektireceği-
Bilirkişi raporu ve davacı vekilinin ıslah dilekçesinin istifa eden davalı vekiline tebliğ edildiğinden, HMK.'ya göre davalının bilgi sahibi olma ve açıklama hakkının engellendiği, bu durum 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” şeklinde ifade edilen “hukuki dinlenilme hakkının” ihlali niteliğinde olduğu-
Harca tabi işlemlerden harç alınmasının Harçlar Kanunu uyarınca emredici nitelikte olduğu- Davacı taraf harca tabi olup karşı taraf harca tabi değilse de, yasanın aradığı şartın davayı açan tarafın harca tabi olup olmadığı noktasında toplandığı; harca tabi ise, mutlaka yasanın belirlediği oran ve miktarda harç alınması yasa gereği olduğundan, mahkemece bu hususun re’sen dikkate alınması gerektiği- Nispi karar ve ilam harcına tabi davalarda ıslah ile dava değerinin arttırılması halinde artan dava değeri üzerinden karar ve ilam harcının tamamlanması (ıslah harcı) gerektiği- Davacı taraf dava dilekçesinde belirlediği kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti talebini ıslah beyanı ile arttırmış ise de ıslah harcının yatırılmadığından, tamamlama harcı yatırılmayan ve dolayısıyla yok hükmünde olan ıslah talebine değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu- Harcı yatırılmayan ıslah işleminin yok sayılarak karar verilmesi gerektiği- 
HMK. 177 uyarınca ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği; Karşı tarafın duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceği; Fakat dosya içerisinde davacının sunduğu ıslah dilekçesinin tebliğine dair belgeye rastlanmadığı; Karşı tarafın ıslah edilen miktara yönelik savunma hakkının kısıtlanarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı ıslah dilekçesi ile talebini değiştirip genişlettiği ancak ıslah harcını yatırmadığı, dolayısıyla ıslahın usulüne uygun yapılmış, geçerli bir ıslah olmadığı, buna rağmen geçersiz bir ıslaha değer verilmek sureti ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektireceği-
Trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan değer kaybı bedelinin tahsili istemi-
Davacı tarafından usulüne uygun yapılmış bir ıslah işleminin bulunmaması halinde, "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" (TMK. mad. 166/1)sebebine dayalı olarak açılan davada, mahkemece TMK. mad. 166/son uyarınca boşanmaya karar verilemeyeceği-
Davanın tamamen ıslah yoluna dava dilekçesinden itibaren tüm usul işlemlerinin yapılmamış sayılması için başvurulacağı, davadaki talep kısmının değiştirilmesinin de davanın tamamen ıslahı mahiyetinde olduğu, kısmi ıslahta ise,tarafın belli bir usul işlemini ıslah ettiği, davadaki talep kısmının arttırılmasının da davanın kısmen ıslahı niteliğinde olduğu, gerek davanın tümden gerekse kısmen ıslahının tahkikatın sona ermesine kadar ve ancak bir defa yapabileceği, ikinci bir ıslah yoluna başvurulamayacağı-
İlk derece mahkemesi hükmünün Yargıtay'ca bozulmasından sonra tarafların ıslah yoluna başvuramayacakları- Çıkma payı alacağının tahsili hususunda belirlenecek miktara hükmedilirken, makbuz karşılığı elden ve havale yapılan miktar ile banka kredisi geri ödemesinden kaynaklanan alacak kısmı toplamından davacı payına düşen genel gider payının düşülmesi gerektiği- İİK. mad.89 kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine istinaden yapılan ödemelerin, çıkma payı kapsamında değerlendirilmesi ve temerrüt tarihinden itibaren tahsiline hükmedilmesi gerektiği-