Uyuşmazlığın davacının sigortalısına ait işyerindeki olayda rizikonun gerçekleşmesinde davalının çalıştırdığı işçinin kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranın ne kadar olduğu ve buna göre davacının aralarındaki poliçeler dahilinde sigortalısına yapmış olduğu ödemelerin davalıdan rücuen tazminin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı - Davaya konu işlemin yapıldığı yerin dava dışı davacı şirketin sigortalısının işyeri olduğu, kazayı yapan kişinin ise davalı şirket çalışanı olduğu, sigortalı şirketin yükleme ve boşaltma yapılacak alanda gerekli önlem ve denetimleri etkin bir şekilde yapmadığı, olay anında davalı çalışanı yanında sigortalı şirket elemanlarının ve etkin bir yönlendiricinin, manevra yapması için gereken gözetmenin mevcut olup olmadığı konusunda dosya içerisindeki farklı beyanlar gözetildiğinde şüphe olduğu - Dava dışı sigortalı şirketin davalıdan hizmet alımı yapsa dahi çalıştırılacak eleman alımında ve elemanın yetkinliği konusunda seçici davranması gerektiği, bu hali ile asli kusurlu olanın dava dışı sigortalı şirket olduğu - Davalı tarafın operatörü 6 gün önce sigorta kaydı yaparak işe aldığı, operatörlük belgesinin ise olay tarihinden 5 ay önce alındığı, davalı çalışanının yanında yönlendiren bir eleman olmadan riskli bir bölgede çalışma yapmasının kendisine atfedilebilecek bir kusur olduğu, davalı çalışanına gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verilmediği, kazanın meydana gelmesinde ilgili çalışanın dikkatsizliğinin tali olarak etkili olduğu- Borulardaki kaynağın zayıf ve iyi nüfus etmemiş kaynak dikişinin olmasının olayın oluşumuna tek başına etkisi olmadığı, ancak bu hususun davacı sigortalısına yüklenecek kusuru artırıcı bir unsur olabileceği zira davaya konu kazada boruların dışarıdan herhangi bir etken olmadan patlamasının ya da kaynak yerinden kırılmasının söz konusu olmadığı - Eski tarihli bilirkişi raporu ve itirazların hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bu hali ile dosyada düzenlenen son bilirkişi raporunun dosya içerisindeki raporlar arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette olduğu-
Sigortalıya ait taşınmazın inşaat bütün riskler sigorta poliçesi ile her türlü risk kapsamında sigortalandığı, sigorta poliçesinin büyük olması nedeniyle 9 ayı sigorta şirketinin söz konusu sigorta poliçesinin kapsamı nedeniyle müşterek ve paylar oranında dahil oldukları, poliçenin Mall Of İstanbul İnşaat/ Montaj Tüm Riskler Sigorta poliçesi ile düzenlendiğini, şantiye tesisleri ve muhteviyatının sadece yangın, hırsızlık ve doğal afete karşı teminat altına alındığı, poliçe konusu taşınmaz üzerine alışveriş merkezi kurulması için inşaata başlandığı, söz konusu yerin güvenliği için davalı şirket ile güvenlik hizmetleri için sözleşme yapıldığı, sözleşmeye göre davalı şirket tarafından 30 güvenlik görevlisi istihdam edildiği, sözleşme uyarınca davalı şirketin güvenliğini sağladığı yerde birden çok hırsızlık olayı neticesinde emtiaların çalındığı, Mall Of İstanbul şantiyesinin güvenliğini sağlayan P. Güvenlik ve Danışma Hizmetleri A.Ş. personellerinin, şantiye alanına giriş çıkışları kontrol altında tuttukları, bahse konu iddia edilen hırsızlık olayı ile ilgili şantiyenin ana kapılarından şantiye alanına kayıt altına alınmadan giriş çıkış yapan herhangi bir araç ile şüpheli şahıslar tarafından hırsızlık eyleminin gerçekleştiğine dair bilgi, belge, görgü tanığı, kamera kaydının olmadığı, kamera sisteminin kurulması ve inşaat malzemelerinin depolarda kilit altında bulundurulmasının güvenlik firmasının görevi olmadığı, şantiyede bulunan alt taşeron inşaat firmalarına gelen inşaat malzemelerinin hangi firmaya ne kadar malzeme geldiğine dair tonaj ve adetlerinin kaydının tutulması, şantiyenin hangi alanında hangi malzemeleri ne kadar kullandıkları, geriye ne kadar malzemelerinin kaldığı gibi böyle bir görevlerinin olmadığı, çalındığı iddia edilen emtiaların güvenlik firması personellerine teslim edilmediği yönü ile P. Güvenlik ve Danışma Hizmetleri A.Ş. personellerinin kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği-
Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün, karayollarının yapım ve onarım hizmetleri sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı, hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılmasının gerekli olduğu, somut olayda davalı idare aleyhinde hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığı, mahkemece, yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararı verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir...
Dava, uluslararası deniz ve kara yolu ile taşınan sigortalı emtianın hasarından kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkindir...
İSU Genel Müdürlüğünden dava konusu binanın projelerinin bir suretinin getirtildiği, yeniden rapor alındığı, dava konusu olayda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İzmit Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nin maddeleri uyarınca; davalı idare olan İSU'nun kusurunun bulunmadığı, dava konusu binadaki konutta oturan mülk sahiplerinin kusurunun bulunduğu bu nedenle davanın reddine karar verileceği-
Bina sahibinin kendisinin taşınmazında rızası olmadan, haksız bir şekilde burayı kullanan işgal eden kişinin başkalarına verdiği zarardan sorumluluğunun söz konusu olmadığı-
Teknik koşullara uymaksızın duvar inşa eden davalının kusurlu olması nedeniyle davacı sigorta şirketinin davalıya rücu koşullarının gerçekleştiği-
Sigorta poliçesi ile demirbaş, makine ve tesisatın teminat altına alındığı, zarar gören sundurmanın bu kapsam ve tanımda kalmadığı, yine poliçeye göre açıktaki muhteviyatın teminat dışı olduğu, sundurmanın teminat altına alınan demirbaş, makine ve tesisat kapsamında olduğu yönündeki kabul halinde de açıktaki muhteviyat olarak kabul edilen ve kar ağırlığından dolayı zarar gören sundurmanın açıktaki muhteviyat niteliği dolayısıyla poliçe kapsamı dışında kaldığı, davacı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamı dışında kalan zarar nedeniyle kusurlu olarak dava dışı sigortalıya yapılan ödeme sebebiyle davalıların sorumluluğuna başvurmasının mümkün olmadığı-
Uyuşmazlığın; davacı tarafça sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış konutta çıkan yangın sonucu meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu-