Dava konusu taşınmaza komşu 32239 ada 13 parsele ilişkin dava sonucu, Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/174 esas, 2011/273 karar sayılı karan ile taşınmazın metrekaresine aynı dava tarihi itibarıyla 620,00 TL değer biçildiği anlaşılmış olup; bu karar gözönünde tutularak, her iki taşınmazın aynı sokağa cepheli olduğu ve aralarında sadece bir parsel bulunduğu dikkate alınarak değerlendirme yapılması ve bu değerden ayrılma sebeplerinin belirlenmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, gerektiğinde yeniden keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Davanın, taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkin olduğu, taşınmaz üzerindeki binalara ilişkin olarak taraflarca muhdesat iddiasında bulunulmuş ise de mahkemece tarafların bu konuda beyanlarının alınmadığı, taraflar arasında muhdesatla ilgili ittifak olup olmadığı hususunun araştırılmasının gerekeceği-
Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup dava mirasçılardan bir kısmı tarafından açılmış ve davaya dâhil edilen dava dışı mirasçılardan bazıları açılan davaya karşı koyduklarından; terekenin davada temsil edildiğini söyleme olanağı bulunmayıp, miras şirketine T.M.K. nun 640. mad. uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekeceği-
Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, dava dışı ortaklar bulunmakta olup; davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması yada miras şirketine M.K.nun 640. mad. uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekeceği, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulamayacağı-
TMK.’nun 640/2 ve 702/2 maddelerine göre, mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerekir. Tereke murisin ölüm tarihi itibariyle elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğuna göre davada yer almayan diğer mirasçıların yöntemine uygun bir biçimde muvafakatlerinin alınması, davaya katılmalarının sağlanması veya TMK.’nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanarak onun huzuruyla yargılamaya devam edilmesi, dava şartı yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken bu husus yerine getirilmeden mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Terekeye temsilci atanması halinde mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkileri sona ereceği ve artık davayı açan mirasçının, isteğini payına hasretmesi hak ve yetkisi ortadan kalkacağından bu yöndeki beyana hukuki sonuç bağlanamayacağı; davalının davadaki muhatabı yargılamaya iştirak eden mirasçı olmayıp tereke temsilcisi olup, yani davacı tarafın tereke ve onu temsil eden tereke mümessili olduğu-
Mirasçılardan bir veya birkaçı yönünden davadan vazgeçilmesinin terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olması nedeniyle sonuca etkili olmadığı-
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekip, ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanunu'nun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilmesi gerekeceği-
Davalılara miras bırakandan intikal etmeyen ve 3. kişilerden edindikleri payların da kabul kapsamına alınmak suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı-
Somut olayda, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, dava dışı ortaklar bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK.'nun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi gerekeceği-